Nöbetçi Eczane

Bilecik'in merkez ve ilçelerinin güncel nöbetçi eczanelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Haber Tarihi: 27 Mayıs 2018, Saat 17:02 0 Yorum

» BİR NİŞAN AL

BİR NİŞAN AL

Bu haberi sosyal medyada paylaş



Telsizden şüpheli bir transitin yaklaştığını duydu, sonra aracın içinde çok tanıdık bir sima gördü. Sarsıldı. Dürbününü çıkarıp baktı. Bir daha. Transit yavaşladı. İçindekilerden biri Özge’ye benziyordu.

 

Özel Harekat polislerinden Emre T. o sabah neden hayatta kalması gerektiğine dair sebepleri bir kağıda yazdığında bunların tanıtımına on dört madde olduğunu gördü. Hiç de az değil. Maddelerden ilki, bir lira yirmi beş kuruşluk bir borç hakkındaydı. Borcunu öde.

 

Memleketinde bir dolmuşa binmiş, acilen inince de para vermeyi unutmuştu. Normalde yapacağı şey değil ama onu gördüğü an kendini atmıştı dolmuştan. Adi Özge’ydi. Bir süredir araları açıktı. Araba 47 Plaka. indi bindi 1 lira yirmi beş kuruş. Bir kuruş da olsa borç konusunda aşırı hassastı.

 

Şuan yarım kalmış bir inşaatın ikinci kat penceresinde, özge’den çok uzak caddeyi gözlüyor, canlı bomba taşıyan bir aracın gelmesini bekliyordu. istihbarat vardi. Telsiz hışırdadı. Emre T. amirinin sesini duydu. “Hedef yol. Eski model Nissan pikap.” Dürbününü ayarladı.

 

Özge’nin babası karşıydı bu işe. Kızını bir polis alsın istemiyordu. Tehlikeli diyordu Can güvenliği yok. Gazeteleri okuyoruz işte. Madde iki onun hakkındaydı. Anlamaya çalış Babayı anlamaya çalIŞ. Nissan pikap karşıda ki sokağın ağzında yavaşladı, park etti. Emre kendini eski zamanlarda yaşamış bir adama benzetirdi hep. Bir akıncı beyine.

 

 

Kesinlikle bu çağın adamı değildi. Pikaptan biri indi, bir erkek. Emre’ye göre ona ait olan bir şey kendini mutlaka belli etmeliydi. Şüphelilerden biri köşedeki bakkala girdi. Ne olursa olsun; ister ayakkabı bağcığı, ister memleket. Görenler daha ilk andan bu Emre T.’nin demeliydi.

 

Alametifarika!

Özge’nin babasına da böyle söylemişti. Affedersiniz ama ben kızınızdan vazgeçmiyorum efendim demişti. Çünkü kendisi zaten bana özel yaratılmış gibi, bir sizin olurunuz kalmış. Kızın huyunu suyunu çok beğeniyor, madde üçte de aynen şöyle diyordu, kayınpedere bunları bir daha söyle!

 

Emre T.’nin babadan yana yüzü hiç gülmedi. Öz babası alkolik polisin tekiydi ve annesini dövüp dururdu. Emre de “ondan daha büyük polis olucam, ona vurma diye emredicem demişti çocukken Özel harekatçı olmaya böyle karar vermişti. Ama Özge ailesini sorduğunda bunlardan bahsetmişti hiç.

 

Dershanede tanışmışlardı, üniversiteye hazırlık. Bakkaldaki şüpheli çıkıp pikaba yürüdü. ama tenteler rüzgârdan şemsiye gibi ters dönüyordu. Emre susunca, beni neden seviyorsun diye sormuştu Özge. Emre’yse ona elinde olmayan bir şeyin mantıklı izahı olmaz diye cevap vermişti. Bu arada şüpheli tam araca binecekken bir anda durup baktı. Telsizden amiri konuştu. “Bakkalın sabitinden başka bir sabiti aramış.” O sırada binanın arkasında bir gürültü koptu. Emre hızla bakmaya giderken madde 4’te “geç olacak ama sen beni neden sevmiştin diye sor” yazıyordu.

 

Araları bir yıl önce açılmış, kız Ankara’yı kazanıp gitmişti. Babası mı girmişti aklına, her ne olduysa, irtibatları kesilmişti. “Uygun zamanda Ankara’ya bir ziyaretine git.” Madde 5 buydu Binanın arkasına gittiğinde hiç görmek istemediği bir şey gördü. Timden bir polis akli kit bir garibi yakalamış, fena halde dövüyordu Annesi geldi aklına. Napıyorsun lan dedi. Bu işbirlikçi diye yanıtladı. Hâlbuki olmadığı çok açıktı. Biçareyi elinden alıp yerine dönmek için saniyeleri vardı. Gitmeden ikisi de birbiri- ne görüşeceğiz senle yaptı.

 

Göreve çıkmadan önce okulda yapılan son mülakattayd şuan! Bütün operasyon üç boyutlu bir sistemdi. Her aday kendi hayat hikâyesini birebir yazarak mülakat amirine veriyor ve yeni bir yazılım sayesinde ona 3 boyutlu simülasyonda gelecekte yaşayabileceği en kötü senaryo çetin bir sınav olarak yaşatılıyordu. Geçtin geçtin. Emre’nin daha fazla vakti kalmamıştı, Özge’yi biraz daha vurmazsa annesine verdiği söz yatacak, görev için onay alamayacaktı.

 

Ama Özge’ye de söz vermişti vaktiyle, onu ömür boyu incitmeyeceğine dair yemin etmişti. Bu bir simülasyon olsa bile. Alnında ter birikti. 3, 2, 1 dedi ve Allahuekber! Emre’nin telefonunda ezan programı öğleyi okumaya başlamış, gerçek zamanlı simülasyonda ise bu ayrıntı es geçilmişti. Emre son yarım dakikası minarede açılan mikrofon sesi duymayınca aklına gelmişti bu fikir.

 

Yazılım telefon bağlanır bağlanmaz uyum kontrolü yapmış ve google map üzerinden gerçek zamanlı çalıştığı için es geçilen ayrıntıyı anında fark ederek hata vermiş, Emre de sadece mülakatı geçmekle kalmamış, yazılımda da sağlam bir açık yakalamıştı! Mülakat amiri mühendisi rapor için müdüriyete götürmeden önce Emre rapora geçecek olan alâmetifarika kelimesini kullandı.

 

“Hayır dedi, ben oradaysam ezan nasıl okunmaz hocam, ezan okunmuyorsa ben orada n’apıyorum, de mi ama? Hani bi laf var ya, alâme tifarika Emre T. ilk atamada doğuya gitmek üzere binadan çıktığında kapıda onu Özge bekliyordu. Babasından izinsiz gelmiş. Ee n’oldu, dedi, söylesene, çatlatma insani!

 

Emre bir okula bir ona bakıp gülümseyerek kızı alnından öptü ve Ankara’ya akşam için bilet almaya gittiler.

Silvan Alpoğuz

 

Kaynak:Cins

Telsizden şüpheli bir transitin yaklaştığını duydu, sonra aracın içinde çok tanıdık bir sima gördü. Sarsıldı. Dürbününü çıkarıp baktı. Bir daha. Transit yavaşladı. İçindekilerden biri Özge’ye benziyordu.

 

Özel Harekat polislerinden Emre T. o sabah neden hayatta kalması gerektiğine dair sebepleri bir kağıda yazdığında bunların tanıtımına on dört madde olduğunu gördü. Hiç de az değil. Maddelerden ilki, bir lira yirmi beş kuruşluk bir borç hakkındaydı. Borcunu öde.

 

Memleketinde bir dolmuşa binmiş, acilen inince de para vermeyi unutmuştu. Normalde yapacağı şey değil ama onu gördüğü an kendini atmıştı dolmuştan. Adi Özge’ydi. Bir süredir araları açıktı. Araba 47 Plaka. indi bindi 1 lira yirmi beş kuruş. Bir kuruş da olsa borç konusunda aşırı hassastı.

 

Şuan yarım kalmış bir inşaatın ikinci kat penceresinde, özge’den çok uzak caddeyi gözlüyor, canlı bomba taşıyan bir aracın gelmesini bekliyordu. istihbarat vardi. Telsiz hışırdadı. Emre T. amirinin sesini duydu. “Hedef yol. Eski model Nissan pikap.” Dürbününü ayarladı.

 

Özge’nin babası karşıydı bu işe. Kızını bir polis alsın istemiyordu. Tehlikeli diyordu Can güvenliği yok. Gazeteleri okuyoruz işte. Madde iki onun hakkındaydı. Anlamaya çalış Babayı anlamaya çalIŞ. Nissan pikap karşıda ki sokağın ağzında yavaşladı, park etti. Emre kendini eski zamanlarda yaşamış bir adama benzetirdi hep. Bir akıncı beyine.

 

 

Kesinlikle bu çağın adamı değildi. Pikaptan biri indi, bir erkek. Emre’ye göre ona ait olan bir şey kendini mutlaka belli etmeliydi. Şüphelilerden biri köşedeki bakkala girdi. Ne olursa olsun; ister ayakkabı bağcığı, ister memleket. Görenler daha ilk andan bu Emre T.’nin demeliydi.

 

Alametifarika!

Özge’nin babasına da böyle söylemişti. Affedersiniz ama ben kızınızdan vazgeçmiyorum efendim demişti. Çünkü kendisi zaten bana özel yaratılmış gibi, bir sizin olurunuz kalmış. Kızın huyunu suyunu çok beğeniyor, madde üçte de aynen şöyle diyordu, kayınpedere bunları bir daha söyle!

 

Emre T.’nin babadan yana yüzü hiç gülmedi. Öz babası alkolik polisin tekiydi ve annesini dövüp dururdu. Emre de “ondan daha büyük polis olucam, ona vurma diye emredicem demişti çocukken Özel harekatçı olmaya böyle karar vermişti. Ama Özge ailesini sorduğunda bunlardan bahsetmişti hiç.

 

Dershanede tanışmışlardı, üniversiteye hazırlık. Bakkaldaki şüpheli çıkıp pikaba yürüdü. ama tenteler rüzgârdan şemsiye gibi ters dönüyordu. Emre susunca, beni neden seviyorsun diye sormuştu Özge. Emre’yse ona elinde olmayan bir şeyin mantıklı izahı olmaz diye cevap vermişti. Bu arada şüpheli tam araca binecekken bir anda durup baktı. Telsizden amiri konuştu. “Bakkalın sabitinden başka bir sabiti aramış.” O sırada binanın arkasında bir gürültü koptu. Emre hızla bakmaya giderken madde 4’te “geç olacak ama sen beni neden sevmiştin diye sor” yazıyordu.

 

Araları bir yıl önce açılmış, kız Ankara’yı kazanıp gitmişti. Babası mı girmişti aklına, her ne olduysa, irtibatları kesilmişti. “Uygun zamanda Ankara’ya bir ziyaretine git.” Madde 5 buydu Binanın arkasına gittiğinde hiç görmek istemediği bir şey gördü. Timden bir polis akli kit bir garibi yakalamış, fena halde dövüyordu Annesi geldi aklına. Napıyorsun lan dedi. Bu işbirlikçi diye yanıtladı. Hâlbuki olmadığı çok açıktı. Biçareyi elinden alıp yerine dönmek için saniyeleri vardı. Gitmeden ikisi de birbiri- ne görüşeceğiz senle yaptı.

 

Göreve çıkmadan önce okulda yapılan son mülakattayd şuan! Bütün operasyon üç boyutlu bir sistemdi. Her aday kendi hayat hikâyesini birebir yazarak mülakat amirine veriyor ve yeni bir yazılım sayesinde ona 3 boyutlu simülasyonda gelecekte yaşayabileceği en kötü senaryo çetin bir sınav olarak yaşatılıyordu. Geçtin geçtin. Emre’nin daha fazla vakti kalmamıştı, Özge’yi biraz daha vurmazsa annesine verdiği söz yatacak, görev için onay alamayacaktı.

 

Ama Özge’ye de söz vermişti vaktiyle, onu ömür boyu incitmeyeceğine dair yemin etmişti. Bu bir simülasyon olsa bile. Alnında ter birikti. 3, 2, 1 dedi ve Allahuekber! Emre’nin telefonunda ezan programı öğleyi okumaya başlamış, gerçek zamanlı simülasyonda ise bu ayrıntı es geçilmişti. Emre son yarım dakikası minarede açılan mikrofon sesi duymayınca aklına gelmişti bu fikir.

 

Yazılım telefon bağlanır bağlanmaz uyum kontrolü yapmış ve google map üzerinden gerçek zamanlı çalıştığı için es geçilen ayrıntıyı anında fark ederek hata vermiş, Emre de sadece mülakatı geçmekle kalmamış, yazılımda da sağlam bir açık yakalamıştı! Mülakat amiri mühendisi rapor için müdüriyete götürmeden önce Emre rapora geçecek olan alâmetifarika kelimesini kullandı.

 

“Hayır dedi, ben oradaysam ezan nasıl okunmaz hocam, ezan okunmuyorsa ben orada n’apıyorum, de mi ama? Hani bi laf var ya, alâme tifarika Emre T. ilk atamada doğuya gitmek üzere binadan çıktığında kapıda onu Özge bekliyordu. Babasından izinsiz gelmiş. Ee n’oldu, dedi, söylesene, çatlatma insani!

 

Emre bir okula bir ona bakıp gülümseyerek kızı alnından öptü ve Ankara’ya akşam için bilet almaya gittiler.

Silvan Alpoğuz

 

Kaynak:Cins

http://haber228.com/wp-content/uploads/2018/05/köşe-yazısı-Bİr-NİŞAN-AL.jpg
BİR NİŞAN AL


Bu Habere Yorum Yapmak İstermisiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.