Nöbetçi Eczane

Bilecik'in merkez ve ilçelerinin güncel nöbetçi eczanelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Haber Tarihi: 20 Aralık 2018, Saat 16:20 4 Yorum

» Çatarunga

Çatarunga

Bu haberi sosyal medyada paylaş

Hindistan racası ( hükümdarı) ülkesini gerçekten kötü yönetmektedir,savaşlar çabuk kaybedilmektedir ve bütün gelişmeler onu ülke geleceği hakkında düşünmeye iter.

Düşünceleri onu çocukluğuna ve gençliğine götürür.Babası onu hiçbir zaman iyi bir kumandan olarak eğitmemiştir.Geç yaşta baba olmanın verdiği olgunluk alacağı bu kararın gelecek dört bin yılın en büyük icatlarından biri olduğundan habersiz danışmanlarını çağırır ve onlara çocuklarının savaşlarda iyi ve hızlı düşünebilen birer general olmaları için talimat verir.

 

Danışmanlar oyun çağındaki bu çocukların yetiştirilmesi için bir oyun hazırlarlar derken Oyunun bugünkü adını alması, MS 3. – 4. yüzyıllarda Hindistan’da, oyuna ÇATURANGA denmesi ile başlar. Satranç ile ilgili ilk yazılı belgeler Hindistan’dan kalmadır. Daha sonra satranç İran’a, onlardan Araplara, Endülüslüler sayesinde de İspanya üzerinden Avrupa’ya yayılmıştır. Arap ve Avrupa el yazması kitaplardan sonra, İspanyol Lucena39;nın ilk basılı satranç kitabında (1497) satrancın o zamanki yeni kuralları açıklandı.

 

O zamandan bugüne kadar, satranç oyununun kuralları değişmeden gelmiştir. İspanya’dan sonra, İtalya, Fransa, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya’da satranç hızla yaygınlaştı. 15. yüzyılda İspanyol Lucena, 17. yüzyılda İspanyol El Greco, 18. yüzyılda Fransız Philidor’un satranç kitapları vardır. 19. yüzyıl sonlarında satrancın büyük yıldızları belirdi:

 

Anderssen, Morphy, Rubinstein ve Steinitz. 1850’ler den başlayarak, güçlü oyuncuların katıldığı turnuvalar yapıldı.
Sonunda, 1886’da o zamanın en kuvvetli iki satranç oyuncusu arasında, ilk dünya satranç şampiyonluk karşılaşması oynandı: Steinitz ve Zukertort. Steinitz bu maçı, 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 5 yenilgi (+10 -5 =5) alarak kazandı.

 

İlk resmi dünya satranç şampiyonu Wilhelm Steinitz’dir. Steinitz aynı zamanda, satrancı sistematik oynama kavramının da babasıdır. Steinitz’in teorisinin başlangıç noktası "Satrançta konumun özelliklerine uygun bir plan yaparak oynamak" tır. "Konumun Özellikleri" konusundaki görüş ve çalışmaları, modern satranç oyununun temelleri olmuştur.

 

 

Aşağıdaki tablo dünya şampiyonlarını sunmaktadır:

Dünya Şampiyonları

Adı Soyadı Dünya Şampiyonu Olduğu Yıllar

Wilhelm Steinitz 1886 – 1894
Emanuel Lasker 1894 – 1921
Jose Raul Capablanca 1921 – 1927
Alexander Alekhine 1927 – 1935, 1937 – 1946
Max Euwe 1935 – 1937
Mikhail Botvinnik 1948 – 1957, 1958 – 1960,1961 – 1963
Vassily Smislov 1957 – 1958
Mikhail Tal 1960 – 1961
Tigran Petrosian 1963 – 1969
Boris Spassky 1969 – 1972
Robert Fischer 1972 – 1975
Anatoly Karpov 1975 – 1985, 1993 – 1999(FIDE)
Garry Kasparov 1985 – 1993
Garry Kasparov 1993 – 2000(ACP)
Alexander Khalifman 1999 – 2000(FIDE)
Vladimir Kramnik 2000 – 2006(Brain Game, Klasik)
Viswanathan Anand 2000 – 2002 (FIDE)
Ruslan Panamariov 2002 – 2004 (FIDE)

Rustam Kasımdzhanov 2004 – 2005 (FIDE)
Veselin Topalov 2005 – 2006 (FIDE)
Vladimir Kramnik 2006 – 2007
Viswanathan Anand 2007 – 2013
Magnus Carlsen 2013 – …
1998’den sonra iki ayrı dünya şampiyonluğu kabul edilmeye başlanmıştır. Biri FIDE’nin (Dünya Satranç Federasyonu) düzenlediği dünya birinciliği turnuvasını kazanan dünya şampiyonu, diğeri de Profesyonel Satranççılar Birliğinin dünya şampiyonu. 2001 yılında FIDE’nin dünya şampiyonu V. Anand’dır, Profesyonel Satranççılar Birliğinin dünya şampiyonu da V. Kramnik’tir. Bu durum 2006 yılında FIDE Dünya Şampiyonu V.Topalov ve Klasik Dünya Şampiyonu V.Kramnik arasında oynanan maçtan sonra sona ermiş ve iki dünya şampiyonluğu ünvanı birleştirilmiştir. Vladimir Kramnik, halen "Mutlak Dünya Şampiyonu" ünvanını taşımaktadır.

 

Dünya Satranç Şampiyonlarının hepsinin deha düzeyinde zekaları olduğu bilinmektedir. Bu dünya şampiyonlarından bazıları bilim ve matematik alanında da dünyanın önde gelen bilim adamlarından idiler. Emanuel Lasker matematikçi ve filozof idi. Dr. Max Euwe matematik doktorası sahibiydi ve matematik hocalığı yaptı. Mikhail Botvinnik mühendis ve daha sonra profesör olmuş, bilgisayar alanında çok değerli bilimsel çalışmalar yapmıştır.

 

 

Wilhelm Steinitz (Dünya Şampiyonu : 1886 – 1894)

1836’da Prag’da doğdu. Paul Morphy ile birlikte konumsal satranç okulunun kurucusu olarak kabul edilir.
Viyana’da matematik okurken, o dönemde Avrupa satrancının başkenti olan bu kentte satrançla tanıştı. 1866’da Adolf Anderssen’i yendikten sonra dünyanın en iyi oyuncusu kabul edilmeye başlandı; ancak resmi dünya şampiyonluğu ünvanını alması için 20 yıl daha beklemesi gerekecekti. Dünya şampiyonluğu ünvanını Isidor Gunsberg ve Mikhail Chigorin’e karşı korudu. 1894’te genç Lasker’e kaybetti. Ömrününü kalan bölümünde ruhs sağlığı bozulan Stenitz, 1900’de New York’ta öldü.

 

 Emmanuel Lasker (Dünya Şampiyonu: 1894 – 1921)

Emmanuel Lasker, 1868’de o dönemde Prusya sınırları günümüzde ise Polonya sınırları içinde bulunan Brandenburg’da doğdu.

 

1894’Te Steinitz’i yenerek ikinci dünya şampiyonu oldu. Matematik alanında çalışmalarına yoğunlaşmak için 1897-1904 yılları arasında fazla oynamadı. Fazla oynamamsı eleştirilmesine neden olmuştur. 1907’de Frank Marshall’a, 1908’de Siegbert Tarrasch, 1910’da Carl Schlechter’e karşı (son oyunu kazanıp maçı berabere bitirerek), 1910’da ise David Janowski’ye karşı ünvanını korudu. Capablanca ile yapacağı maçın görüşmeleri 1912’de başladıysa da araya giren I. Dünya Savaşı maçın ertelenmesine yol açtı. 1921’de genç Kübalı’ya karşı maç kazanamadan ünvanını kaybetti. Londra 1899, St.Petersburg 1896 ve 1914 gibi turnuvaların yanı sıra ünvanını kaybettikten sonra dönemin bütün iyi oyuncularını buluşturan New York 1924 (58 yaşındayken), kazandığı unutulmaz turnuvalardır.

 

27 yıl boyunca bu ünvanı taşıyarak en uzun süre ünvanını koruyan dünya şampiyonudur. Genellikle oyunu mantıksız gözükse de Lasker Lasker, satrancın psikolojik bir mücadele olduğuna dikkat çeken ilk Dünya Şampiyonu’dur. En iyi hamleyi değil rakibini en çok rahatsız edecek türde hamleleri seçmeye çalışırdı. Böylelikle rakibini, mantıksız gözüken oyunuyla şaşırtıp rakibi hata yaptıktan sonra o zaman bütün dünya şampiyonlarında görülen müthiş bir teknik beceriyle rakibin alt ederdi.

 

Jose Raul Capablanca (Dünya Şampiyonu: 1921-1927)

Satrancın ilk “harika çocuklarından” olan Capablanca 1888’de doğdu. Dört yaşında babasını izleyerek satranç öğrenen "Capa" ’nın yeteneği kendisini hemen gösterdi ve Havana Satranç Kulübü’nde yetişti. 1901’de 13 yaşındayken Juan Corzo’yu yenerek Küba Şampiyonu oldu

 

New York’te Columbia Üniversitesi’nde Kimya Bölümü’nde okumaya başlayısa da okulu bitirmedi ve satranca yoğunlaştı. 20 yaşında ABD Şampiyonu Marhsall’ı yendi. San Sabestian 1911 turnuvasına katıldı ve dünyanın en iyileri arasında yer alan Rubinstein, Tarrasch ve Schlechter gibi oyuncuların önünde turnuvayı kazandı. 1914’te St.Petersburg’da Lasker ile karşılaşma imkanı buldu. Turnuvayı önde götürüp Lasker’e de kazanmaya yaklaştıysa da turnuvayı kazanamadı. Bu turnuvadan sonra ilk defa kullanılan büyükusta ünvanı Rus Çarı II. Nikolai tarafından Lasker, Capablanca, Alekhine ve Tarrasch’a verildi. Lasker’i 1921’de hiç oyun kaybetmeden yenerek üçüncü dünya şampiyonu oldu.

 

Alexander Alekhine (Dünya Şampiyonu 1927-1935 ve 1937-1947)

En heyecan verici dünya şampiyonlarından birisi olan Alekhine, agresif bir oyun tarzıyla, ev hazırlığı ve satranç teorisine yaptığı katkıları beraber düşünülmelidir. Alekhine’n kendi oyunlarını analiz ettiği kitapları satranç literatürünün en iyileri arasında gösterilmektedir.

 

Dördüncü dünya şampiyonu Alexander Alexandrovich Alekhine, 1892’deMoskova’da zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Satrancı annesinde öğrenen Alekhine, gençliğinde yazışmalı satranç da oynamıştır. Satranç gelişimi selefi Capablanca kadar hızlı olmayan Alekhin’in dünyaca ünlü oyuncuların arasına girişi 1914 St.Petersburg turnuvasında Lasker ve Capablanca’nın ardından üçüncü olmuştur. I.Dünya Savaşı ve Rus Devrimi onun da yaşamına yön vermiştir. Yeni kurulan Sovyetler Birliği’nde tercüman olarak çalıştıysa da Çarlık Rusyası’nın aristokrat sınıfından olan Alekhine, satranç oynama imkanının da azalması nedeniyle ülkeyi terk etti ve Fransa vatandaşlığına geçti. Bu dönemde yükselişi sürdü. New York 1924’te üçüncü, 1925 Baden-Baden turnuvasında birinci oldu.

 

 

1927 New York’ta ise ikinci olduktan sonra Capablanca’yı bu turnuvada geçemeye Alekhine’e falza şans verilmiyordu. Bununla birlikte o, Capablanca’yı yenerek dördüncü dünya şampiyonu oldu. O güne kadar hiç Capablanca’yı yenemeyen Alekhine maç sırasında 6 oyun kazanmayı başardı.

 

 

 

Max Euwe (Dünya Şampiyonu: 1935-1937)

Machigielis (Max) Euwe 1901’de Hollanda’nın Amsterdam kenti yakınlarındaki Watergraafsmeer’de doğdu. Amsterdam Üniversitesi’nde matematik okudu ve 1924’te doktorasını tamamladı. Ayrıca
1929’da Thue-Mors adında bir dizi keşfetmiştir.

 

Euwe 1921-1952 yılları arasında katıldığı bütün Hollanda şampiyonluklarını kazandı.Ayrıca 1928’de 12/15 gibi bir performansla Lahey’deki Dünya Amatör Şampiyonası’nı kazandı. Diğer dünya şampiyonlarından farklı olarak birçok kuvvetli oyuncuyla karşılaştıysa da diğer şampiyonlar kadar aktif bir satranççı değildi. Yine de oyunun geliştirdi. 1934’te Zürih’te Alekhine’i yense de turnuvayı onun arkasından ikinci bitirdi.

 

1935’te Hollanda’da 13 farklı şehirde oynanan maçta Alekhine’i 15.5-14.5’la yenerek dünya şampiyonu oldu ve Hollanda’da satrancın yaygınlaşmasına büyük katkıda bulundu. Euwe’nin kazanması genellikle Alekhine’in alkol problemine bağlansa da Nottingham 1936 ve AVRO 1938’de performansıyla bir dünyaşampionu olduğunu gösterdi. En önemli rakiplerine diğer dünya şampiyonları kadar büyük üstünlük kuramadı ve 1937’deki maçı kaybetmekten kurtulamadı. AVRO 1938’de turnuvayı Alekhine’le birlikte üçüncülüğü paylaşarak bitirdi. Ayrıca turnuvanın düzenlenmesinde önemli katkıları oldu. 1946’da Alekhine’in ölümünden sonra dünya şampiyonu olması gerektiğini düşünse de, yeni dünya şampiyonunun belirlenmesi amacıyla düzenlenen Lahey/Moskova 1948’e 47 yaşındayken katıldı ve dünyanın en iyi beş oyuncusunun katıldığı turnuvada sonuncu olmaktan kurtulamadı. Ayrıca 1927-1962 yılları arasında sürekli Hollanda Milli Takımı ile olimpiyatlarda yer aldı.

 

 

1970-78 yılları arasında ise FIDE’nin başkanlığını yürüttü. Soğuk Savaş’ın gölgesinde, 1972’dek Spassky ve Fischer arasında oynanan Dünya Şampiyonluğu Maçı’nın düzenlenmesinde önemli rol oynadı. Başkan olduğu dönemde, dünyanın farklı bölgelerine seyahat etti ve bu sayede FIDE’ye birçok yeni üye kazandırdı. Ayrıca Satrançta Muhakeme isimli kitabı başta olmak üzere birçok satranç kitabı yazmıştır. 1981’de öldü.

 

Rasyonel ve mantıklı satranç stili onun ayırt edici özelliğiydi. Aynı zamanda oyunundaki pragmatizm ve stratejik planlarının yanı sıra aynı zamanda büyük bir taktik ustasıydı.

 

Mikhail Botvinnik (Dünya Şampiyonu: 1948-1957, 1958-1960, 1961-1963) Mikhail Moiseyevich Botvinnik 1911’de günümüzde Finlandiya sınırları içerisinde bulunan Kuokkala’da dünyaya geldi. 12 yaşında başladığı satrançta hızlı ilerledi ve 14 yaşında bir simültanede Jose Raoul Capablanca’yı yendi. Leningrad’da yaşayan Botvinnik Sovyet Ustası olan antrenör Abram Model’in gözetiminde ilerlemeyi sürdürdü ve 1927’de ilk kez SSCB Şampiyonası’na katıldı. Botvinnik, bunu yapan en genç oyuncuydu ve Ulusal Usta ünvanını da bu turnuvada kazandı. 1930’da Leningrad Şampiyonası’nı 6.5/8 ile kazandı ve ertesi yıl da en yakın rakibi eski Sovyetler Birliği Şampiyonu Peter  omanovsky’nin 2.5 puan önünde kazandı.

 

 

Botvinnik’in satrançta yükselişi, Sovyetler Birliği’nin II. Dünya Savaşı öncesindeki atılım ve savaş sonrasında dünyanın en büyük satranç ülkesi olarak ortaya çıkışıyla paralellik gösterir. 1931’de Botvinnik, 13.5/17 ile ilk Sovyetler Birliği Şampiyonluğu’nu kazandı. Aynı yıl Lengingrad Politeknik Enstitüsü’nde Elektrik Mühendisliği’ni bitirdi ve doktoraya başladı. 1933’te kendi memleketi olan eningrad’da yeniden Sovyetler Birliği Şampiyonu oldu. Mikhail Moiseyevich, toplam 6 Sovyetler Birliği Şampiyonluğu ünvanına sahiptir (diğerleri 1939, 1944, 1945 ve 1952’dedir). Bu alanda Mikhail Tal ile birlikte rekorun sahibidir. 1933’de dönemin en iyi oyuncularından birisi olan Salo Flohr’la bir maçta berabere kaldı. Moskova 1935’te Flohr’la birlikte, Lasker ve Capablanca’nın önünde birinciliği
paylaştı. Nottingham 1936’da ise Euwe ve Alekhine’in önünde Capablanca ile birlikte birinci oldu. Bu Birincilik, bir Sovyet ustasının ülkenin dışında kazandığı ilk turnuva olması açısından önemlidir.

 

Ayrıca bu dönemden itibaren Sovyetler Birliği’nin dünya şampiyonu olmasındaki en önemli ümidi Botvinnik olmuştur. 1938’de gelmiş geçmiş en güçlü turnuvalardan birisi olarak gösterilen AVRO 1938’de, ki bu turnuvayı kazanan oyuncunun Alekhine ile unvan maçı yapması öngörülmüştü, Reuben Fine ve Paul Keres’in
arıından üçüncü oldu. II. Dünya Savaşı’nda sonra ise her şey çok değişecekti. 1941’de Sovyetler Birliği Şampiyonluğu turnuvası’nda Keres’i (o dönem ülkedeki en önemli rakibi), Smyslov, Boleslavsky (Şah-Hint Açılışı’nın ilk teorisyenlerinden), Bonderavsky ve Lilienthal gib isimlerine önünde ünvanı kazandı. 1946’da, savaştan sonra dünyadaki önemli oyuncuları oluşturan ilk turnuva olan Groningen’de 14.5/19 ile birinci olarak dünya şampiyonu adayı olduğunu gösterdi. Ertesi yıl da yine güçlü Chigorin Memorial’i kazandı.

 

 

1948’de FIDE’nin davet üzerine Dünya Şampiyonluğu Turnuvası’nda yer alacak beş oyuncudan birisi oldu. Lahey’de ve Moskova’da düzenlenen turnuvayo 14.5/20 ile rahatça kazandı ve altıncı dünya şampiyonu oldu. Bu sistem Bronstein’ın iddiasına göre onun yarattığı bir sistemdi. Daha sonra dünya şampiyonlarının ünvanı kaybettikten sonraki ertesi yıl, dünya şampiyonluğu adaylar döngüsüne girmeden yeniden dünya şampiyonluğu maçı yapması
hakkını veren rövanş sistemi sayesinde iki kısa aralık hariç 1948-1963 arasında Dünya Şampiyonu
oldu.

 

 

Unvanını ilk kez rejime muhalif tavrıyla dışlanan David Bronstein ile oynadı ve bu maçta ünvanını korumayı başardı. Bronstein, son 2 partiye girerken tek oyunla öndeydi ve 23.partiyi kazaxnan Botvinnik berabere yaparak kurallara uygun olarak ünvanını korumayı başardı. Bronstein ile ilişkileri her zaman soğuk olmuştur; çünkü komünist rejimin destekçisi ve temsilcisi olan Botvinnik hem otoritelerden dolaylı destek görmüştür hem de Bronstein ve Keres gibi iki önemli ismin geri planda kalmasında önemli rol oynadığı iddia edilmiştir. Bununla birlikte Botvinnik hakkında yapılan bu ve benzeri iddiaları reddetmiştir. Satranç tarihçisi Taylor Kingston da Keres ve Botvinnik’in 1960’lardaki
iyi ilişkilerine dikkat çekiyor ve kesin de bir kanıt olmadığından bu iddiaların doğru olmadığını yazıyor. Botvinnik, ikinci maçını Smsylov’la 3 yıllık yeni döngünün sonunda 1954’te oynamış ve yine beraberlikle ünvanını korumuştur. 1957’De ise Smsylov’a kaybetmesine rağmen, ertesi yılki rövanşta kazarak unvanını geri aldı.

 

 

1960’ta Tal’e kaybettikten sonra hem akademik alandaki çalışmalarını bırakıp hem de sağlığına dikkat ederek 1961’deki rövanş maçında Tal’i yenmeyi başardı. 1963’te Petrosian’a kaybettikten sonra FIDE rövanş hakkını kaldırdı ve aslında bu iki kez rövanş maçı kazanmış Botvinnik’in Dünya Şampiyonluğu turnuvalarına bir daha girmemesine neden oldu. 1946’da kendi düzenlediği sistemdeki bu büyük değişiklik aynı zamanda 1952’de tartışmalı bir şekilde takım arkadaşlarının oylarıyla Milli Takım’a alınmaması Botvinnik ile ilgili tartışmalı birçok konudan birkaçıdır.
Dünya Şampiyonluğu’nu kaybettikten sonra Botvinnik Leiden 1970’e kadar aralıklarla turnuvalarda oynadıysa da turnuva satrancından kopmadı.

 

20. yüzyılın ortalarından itibaren dünya satrancında hakim olan, Steinitz’in konumsal satranç teorisini dinamikleştiren ve daha kapsamlı hale getiren Sovyet Satranç Okulu’nun kurucusu olan Botvinnik derin stratejik fikirlerle beklenmedik taktik darbeleri birleştiren bir stile sahipti. “Patrik” lakaplı Botvinnik, gerek açılış gerek oyunortası gerekse oyunsonu teorisine önemli katkılarda bulunmuştur.

 

 

Sistematik turnuva hazırlığına dikkat çekmesi de önemli bir özelliğidir. Satrançta sistemli çalışmanın ve ev hazırlığının önemini Alekhine de fark etmiştir; ancak Botvinnik bu çalışmalarını sistematikleştiren ilk dünya şampiyonudur. Çok disiplinli olmasıyla tanınan Botvinnik , direncini arttırabilmek için fiziksel antrenmanlar da yapıyordu. Bilimsel yaklaşımı ve sistematik oyunu bir makine gibi kusursuz ve acımasız olarak anlatılabilir, hatta Kasparov’un anlatımıyla Stalin Dönemi’ndeki Sovyetler Birliği’nin makine gibi işleyen acımasız ve soğuk düzenine benziyordu. Botvinnik, satranca bilgisayarın girmesinde de öncü isimlerden birisi olmuştur. Ayrıca kendi adıyla bir
satranç okulu kurmuş ve bu okuldan başta Kasparov olmak üzere dünya şampiyonları, ünlü büyükustalar yetiştirmiştir. Ayrıca günümüzün en önemli antrenörlerinden birisi olan Mark Dvoretsky de bu okulda çalışmıştı.
Botvinnik, 5 Mayıs 1995'te (83 yaşında) hayatını kaybetmiştir.

 

 

Vasily Smyslov (Dünya Şampiyonu: 1957-58)

Vasily Vasilyevich Smyslov, 1921’de Moskova’da doğdu. Smsylov’un babası birinci kategori civarında kuvvetli bir oyuncuydu. 17 yaşında Smyslov SSCB Gençler Şampiyonası’nı kazandı. Ertesi yıl Moskova Şampiyonası’nda da birinciliği paylaştı. 1940 yılındaki güçlü Sovyetler Birliği Şampiyonası’nda genç yaşına rağmen üçüncü olarak gelecek vaad ettiğini gösterdi. Smyslov, 1940’ların sonlarından itibaren dünyanın en iyi oyuncularını arasına girmeye başladı.

 

Groningen 1946’da da üçüncü oldu ve dünyanın en iyi oyuncuları arasında olduğunu gösterdi. Bu dönemde istikrarlı bir şekilde iyi sonuçlar alsa da hiç turnuva kazanamadı. 1948’deki Dünya Şampiyonuğu Turnuvası’nda ikinci oldu ve 1953 Zürih Adaylar Turnuvası’nı kazanarak Botvinnik’in rakibi oldu. Botvinnik ile berabere kaldı ve Botvinnik ünvanını korudu. Sonraki döngüde yine Amsterdam Adaylar Turnuvası’nı kazandı ve Borvinnik’i 12.5-9.5 yenerek Dünya Şampiyonu oldu.

 

Ertesi yıl rövanşta ise 12.5-10.5 kaybederek ünvanını kaybetti. Daha sonra 1950’da aday olduysa da
Bled’de dördüncü oldu. 1962’de oynamadı. 1964’te ise Amsterdam Interzonal’ine katılıp eş puanla
birinci oldu ancak Adaylar Maçları’nda Efim Geller’e elendi. 1983’te ise Adaylar Finali’nde 62
yaşındayken kendisinden 42 yaş genç gelecğin dünya şampiyonu Garry Kasparov’a kaybetti. Ayrıca
1991’de Yaşlılar Dünya Şampiyonu da oldu.
Botvinnik’i büyük bir sürpriz yaparak yenmeyi başarmıştı. Sağlam ve sakin oyunuyla birlikte satranç
tarihinin en büyük oyunsonu ustalarından birisi olarak kabul edilir. Ayrıca açılış teorisine de büyük
katkıları olmuştur. Ayrıca Smsylov ünlü bir opera sanatçısıdır. Bariton şarkıcı olan Smsylov, 1950’de
Moskova’daki ünlü Bolşoy Tiyatrosu’nun seçmelerini son anda geçememiştir ve bazı turnuvalarda
piyanist olan Mark Taimanov ile birlikte resitaller sunmuştur. Oynadığı satranç da müziğin notaları
gibi birbiriyle uyumlu ve akıcıdır.
Vasily Smyslov, 27 Mart 2010′;da (89 yaşında) hayatını kaybetmiştir.

 

 

Mikhail Tal (Dünya Şampiyonu:1960-61)

“Riga Sihirbazı” olarak da adlandırılan Tal, 1936’da bugünkü Letonya’nın başkenti Riga’da doğdu.
Sekiz yaşındayken babasını izlerken satranç oynamayı öğrendi. Riga’daki Genç Öncüer Satranç
Kulübü’ne katıldı ve Alexander Koblenz gözetiminde çalıştı. 1952’de hocasının önünde turnuvayı
kazandı. Ertesi yıl Sovyet Ustası ünvanını aldı. Tal, Riga Üniversitesi Edebiyat Bölümü’nü bitirdi ve
1956’de SSCB Şampiyonası’nda eş puanla beşinci oldu.
Satranç tarihinin en popüler dünya şampiyonlarından birisidir. 1957’de Sovyetleri Birliği
Şampiyonası’nı kazandıktan sonra müthiş bir hızla yükselerek üç yıl içinde Botvinnik’i yenerek dünya
şampiyonu olmayı başardı. Tal, aynı zamanda Sovyetler Birliği Şampiyonası'nı 6 kez kazanmıştır ve
Botvinnik ile beraber bu prestijli turnuvayı en çok kazanan satranççıdır.
Tal’in 1957-60 yıllarındaki formunu bir daha yakalayamamasında bir önemli neden de geçirdiği kronik
böbrek rahatsızlığıdır. Bununa birlikte dünyanın en iyi oyuncularından birisi olmaya devam etmiştir.
Tal 1988’de ayrıca ilk resmi olmayan Dünya Blitz Şampiyonu’dur. Botvinnik’e kaybettikten sonra oyun
stilini biraz değiştirip daha konumsal oynamaya başladı. 1979 Montreal gibi unutulmaz turnuva
zaferlerine imza attı.
Oyun stili Alekhine’e benzer bir şekilde ultra-agresif olarak kabul edilebilir. Karışık konumlarda rekor
denebilecek sürelerde doğru şekilde varyantları hesaplayabiliyordu ve bu riskli oyun tarzı dünya
şampiyonu olana kadar olan dönemde onu çağdaşlarından ayıran özelliğiydi. Rakibini masa başında,
kısıtlı bir süre zarfında baş edemeyeceği komplikasyonlara sürüklemeye çalışıyordu. Bu anlamda
psikolojik satranca ve rakibe göre zorluk çıkarmaya önem veren Lasker’in de bir takipçisiydi. Böbrek
rahatsızlığı olan Tal, hayatının son partisinde Vladimir Akopian’ı yendikten hemen sonra
hastanede yaşama gözlerini yummuştur.
Tigran Petrosian (Dünya Şampiyonu: 1963-1969)

 

 

Boris Spassky (Dünya Şampiyonu: 1969-1972)

Boris Vasilievich Spassky, 1937, Leningrad doğumludur. Satrancı beş yaşındayken öğrenmiştir.
Botvinnik’ten beri Sovyet satrancının ilk harika çocuğu olmuştur. 1947’de 10 yaşındayken Botvinnik’i
simültane gösteride yenmiştir. İlk antrenörü Vladimir Zak idi. Bu dönemde 1.kategoriye (yaklaşık
2250-2300 elo) 11 yaşındayken ulaştı ve 15 yaşında da Usta seviyesine geldi. 16 yaşında
Bükreş’teki uluslar arası bir turnuvada çok başarılı oldu. 18 yaşında Belçika’nın Antwerp kentindeki
Dünya Gençler Şampiyonası’nı kazandı ve büyükusta olarak o dönem için bir rekor kırdı. 1955’de
Göteborg Interzonali’nden Amsterdam’daki Adaylar Turnuvası’na katılmaya hak kazandı; ancak
burada iyi bir sonuç aldıysa da kendisinden beklentilerin yüksek olması genç yıldızda baskı yarattı.
Satrancı bırakması gündeme geldi; ancak daha sonra saldıran oyun stiliyle bilinen Alexander Tolush
yerine daha konumsal oynamayı tercih eden Igor Bonderavsky ile birlikte çalışmaya başladı ve
1961’de Bakü’de ilk SSCB Şampiyonlu unvanını kazandı. 1964’de Amsterdam Interzonal’inde eş
puanla birinci oldu ve Adaylar Maçları’nda oynamaya hak kazandı. 1965’teki Adaylar Maçları’nda
önce Keres’i konumsal bir şekilde daha sonra Geller ise mat ataklarıyla elemeyi başararak ne kadar
evrensel bir oyunu olduğunu gösterdi.

 

 

Robert James Fischer (Dünya Şampiyonu: 1972-1975)

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan ve en büyük dünya şampiyonlarından birisi olarak kabul
edilen Robert James Fischer, 1943 yılında Chicago’da doğdu. Fischer iki yaşındayken babası evden
ayrıldığı için çocukluğu annesi ve ablasıyla geçti. Beş yaşındayken New York’a taşındılar. Altı
yaşındayken ablasının aldığı takımda yer alan rehberden satrancın nasıl oynanacağını öğrendi. 7
yaşındayken, Brooklyn Satranç Kulübü’ne gitmeye başladı. Robert Bryne’ın da hocası olan John
W.Collins ile birlikte çalıştılar. Ünlü şarkıcı ve aktör Barbra Streisand ile aynı liseye gitmiştir.
1956’da Amerika Gençler Şampiyonası’nı kazanmıştır. Aynı yıl Donald Bryne’a karşı sonra “yüzyılın
oyunu” olarak da adlandırılan partiyi oynamıştır. 1957’de yeniden ABD Gençler Şampiyonu olmuştur.
Bisguer’in önünde Birleşik Devletler Açık Satranç Şampiyonu olmuştur. 1958’de bu şampiyonayı 14
yaşında kazanarak bu ünvana en genç ulaşan isim olmuştur. Aynı yıl, Portoroz Interzonal’ine
katılmaya hak kazanmıştır. Turnuvada beşinciliği paylaşarak en genç Adaylar Maçı oynayan sporcu
olmaya hak kazanmıştır. 2005 yılının sonunda Dünya Kupası’nda Magnus Carlsen Adaylar
Maçları’nda oynamaya hak kazanarak onun rekorunu kırmıştır.

Alexander Khalifman ( FIDE Dünya Şampiyonu :1999-2000)
Alexander Valeryevich Khalifman, 1966 yılında Leningrad’da doğmuştu. Satrancı 6 yaşında
babasından öğrenmiştir. 1982’de SSCB Gençler Şampiyonası’nı kazanmıştır. 1986’da Avrupa
Gençler Şampiyonu olmuştur. Dünyanın en büyük açık turnuvalarından olan New York Açık’ı 1990’da
kazandıktan sonra büyükusta ünvanını almıştır. Birçok uluslararası turnuva kazanmıştır. Ülkesinin
mili takımının değişmez oyuncularından olan Khalifman 1996’da Rusya Şampiyonu olmuştur.
1997’de Dünya Takımlar Şampiyonası’nda birinci olan Rus Milli Takımı’nda yer almıştır. 2000’de
Hoogoven turnuvasını da kazanan Khalifman 1999’da FIDE Dünya Şampiyonası’nda finalde Vladimir
Akopian’ı yenerek FIDE Dünya Şampiyonu olmuştur. Rating listesinde en üst sıralarda yer almadığı
için, eleştiriler alan Khalifman, şampiyon olduktan sonra birçok turnuvada yer almışsa da süper
büyükusta turnuvalarında zafer kazanamamıştır. Ertesi FIDE Dünya Şampiyonası’nda çeyrek finalde
sonradan şampiyon olan Vishwanathan Anand’a elenmiştir.
Rus satrancında St.Petersburg ekolünün en önemli temsilcilerinden olan Khalifman, antrenör
Gennadi Nesis ile birlikte Büyükusta Satranç Okulu‘ nu kurmuştur ve burada dünyanın farklı
yerlerinden gelen oyuncuları çalıştırmaktadır.
Khalifman, mantıklı fakat agresif stiliyle çok kuvvetli bir büyükustadır. Eleştirilen dünya şampiyonluğu
sisteminin Karpov’dan sonraki ikinci şampiyonudur.

Ruslan Ponomariov (FIDE Dünya Şampiyonu 2002-2004)

Ruslan Ponamariov, 11 Ekim 1983’te Ukrayna’nın Horlivka şehrinde doğdu. 1994’te 12 yaş altı
Dünya Şampiyonası’nda üçüncü oldu. Ertesi yıl da aynı turnuvayı kazandı. 1996’da 18 Yaş Altı
Avrupa Şampiyonası’nı 12 yaşındayken kazandı ve ertesi yıl aynı kategoride Dünya Şampiyonu oldu.

1998’de Büyükusta oldu. Bu ünvanı o dönemde en genç kazanan oyuncu olma rekorunu kırmıştı.
Ponamariov, 2005'te Hukuk eğitimini tamamlamıştır.
Ukrayna’nın satrançta yaptığı atılımın en önemli temsilcilerinde olan Ponamariov, 1990’arda
dünyanın en genç büyükustası rekorunu kırmıştı. 1998’de Elista’ya satranç kariyerini ilerletmek için
geçen genç Ukraynalı hemen ülkesine geri döndürüldü ve oyununu geliştirmesi sağlandı.
Ponamariov, Ukrayna'nın 2004 yılında Calvia'daki Olimpiyatlarda birinci olan kadrosunda da yer aldı.
1998’de Donetsk Zonal’ini kazanırken, 2000 Avrupa Kulüpler Kupası’nda masasında 5/7 yaptı ve o
zamanki FIDE Dünya Şampiyonu Alexander Khalifman’ı da yendi. İstanbul’daki 34.Satranç
Olimpiyatları’nda 8.5/11 yaparak ikinci masalarda altın madalya aldı.
18 yaşındayken, FIDE Dünya Şampiyonası’nda finalde vatandaşı Vassily Ivanchuk’u yenerek FIDE
Dünya Şampiyonu oldu. Bu sonuç, onun en genç dünya şampiyonu olma rekorunu Kasparov’un
elinden aldığı anlamına geliyordu. Ertesi yıl, Linares’te Kasparov’un arkasından ikinci oldu.
2003 yılında Prag Antlaşması çerçevesince, Kasparov ile Yalta’da karşılaşması bekleniyordu.
Bununla birlikte Ponamariov antlaşmayı imzalamayı reddetti. Rustam Kasımzdzhanov, sonraki FIDE
Dünya Şampiyonluğu’nu kazanana kadar ünvanı korudu.
Bu arada, 2003’te Plovdiv’deki Avrupa Takımlar Şampiyonası’nda İsveçli büyükusta Evgenij Agrest
ile oynarken telefonu çalınca, elit seviyede cep telefonu çaldığı için hükmen maç kaybeden ilk
büyükusta oldu.
Otoritelere göre Ponamariov bu olaydan etkilendi ve uzun süre iyi sonuçlar alamadıysa da 2006’dan
itibaren formunu bulmaya başladı. 2005 yılının sonunda Dünya Kupası’nda finale kadar yükselmiş,
finalde Aronian’a yenilmiştir. 2007’de Meksika’daki Dünya Şampiyonası’nda yer alabilmek için
Adaylar Maçları’nda oynadı.

Rustam Kasımdzhanov
(FIDE Dünya Şampiyonu 2004-2005)

2004 FIDE Dünya Şampiyonası’nda ise sırasıyla Ramirez, Maghami, Ivanchuk, Almasi ve Topalov’u
eledikten sorna finalde Michael Adams ile karşılaşmış ve bu maçı da kazanarak FIDE Dünya
Şampiyonu olmuştur. Kasparov, dünya şampiyonası mücadelesinden çekilince 2005’te San Luis
Turnuvası’nda yer aldı. Bu turnuvada .. oldu ve ünvanını turnuvayı birinci tamamlayan Topalov’a
devretti. 2005’te Linares’te oynadı ve turnuvada 5-6. dereceleri paylaştı. 2006’da Korsika Ustalar
Turnuvası’nı kazandı. 2007’de Adaylar Maçları’nda Gelfand ile karşılaşacak ve Meksika’daki Dünya
Şampiyonluğu Turnuvası’nda yer almaya çalışacak.
Her ne kadar kötü olan sistemin sürpriz şampiyonu olarak gösterilse de Kasımzdanov mütevazi
tavırlarıyla masa başında, mücadeleci oyunuyla da masa başında takdir topladı. Satranca olan
bilimsel yaklaşımı ve mücadeleci ruhuyla dünyadaki her oyuncuyu yenebileceğini gösterdi. 2005’te
San Luis’deki Dünya Şampiyonluğu Turnuvası’nda Anand’ı müthiş bir hazırlıkla yenmeyi başararak
turnuvanın kaderini değiştiren isimlerden birisi olmuştur. Müthiş bir hızlı satranç oyuncusu olan
Kasımdzhanov aynı zamanda çok iyi bir savunmacıdır. Kasımdzhanov, ülkesinde satrancın
yaygınlaşmasına da destek olmaktadır.

 

 

Veselin Topalov (FIDE Dünya Şampiyonu: 2005-2006)

Veselin Topalov, 15 Mart 1975’te Rousse, Bulgaristan’da doğdu. 8 yaşındayken babasından satranç
oynamayı öğrendi. 1989’da 14 yaş altı Dünya Şampiyonası’nı kazanırken ertesi yıl 16 yaş altı Dünya
Şampiyonası’nda gümüş madalya aldı. 1992 yılında büyükusta oldu.
1990’ların başında menajer Silvio Danailov tarafından keşfedildi ve Danailov onun gelecekte dünya
şampiyonu olacağını söylediğinde herkes gülüp geçti. Topalov, 1993-1994 yıllarında başta İspanya
olmak üzere Avrupa’nın çeşitli yerlerinde birçok açık turnuva kazandı ve 2600’ler kulübüne adımını
attı, hızla 2700’lere yani satrancın elit seviyesine çok yaklaştı. Topalov, 1994’ten beri Bulgaristan’ın
birinci masasında oynamaktadır. 1994’te Moskova’daki Olimpiyatlar’da Bulgaristan’ın dördüncü
olmasıyla büyük sükse yaptı. Uzlaşmaz ve agresif oyun tarzını o dönemde geliştirdi. Beraberlik
istemeyen ve ne olursa olsun kazancı zorlayan tarzı o dönemde ortaya çıkmaya başladı.
Madrid, Amsterdam, Lyon, Linares, Novgogorod gibi birçok uluslararası turnuvyı kazandı ve elit
turnuvaların müdavimlerinden birisiydi. 1999’daki FIDE Dünya Şampiyonası’nda son 16’ya kaldı.
2000 yılında çeyrek final oynarken, 2001 yılında da son 16’ya kaldı. Klasik Dünya Şampiyonası
mücadelesinde de Adaylar Turnuvası niteliği taşıyan Dortmund 2001’de finalde Peter Léko’ya
kaybetti.
Topalov’un elit büyükustaların arasındayken dünya satrancının zirvesine çıkışının başlangıcı ise
aslında Libya’da 2004’teki Dünya Şampiyonası’dır. 2004’teki Dünya Şampiyonası’nda yarı finalde
şampiyon olan Kasımdzhanov’a elenmesine rağmen ağır partilerdeki 9/10 performansı ise aslında
gelecekte olanların habercisiydi. 2005 yılında Linares’te satranç kariyerinin son maçında Garry
Kasparov’a karşı kazandı ve onunla eş puanla birinciliği paylaştı. 2005’te çıkışı Sofya’daki M-Tel
turnuvasını kazanarak devam etti. Büyük çıkış içindeki Topalov, rating listesinde satrancı bırakana
Kasparov sayılmazsa birinci sıraya yükselmişti.
Eylül ayında Arjantin’de San Luis’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nı rakiplerine büyük üstünlük
kurarak kazandı. İkinci ve sekizinci turlar arasındaki 6,5/7’lik serisi özellikle turnuvada diğer
oyunculardan kopmasını sağladı. Bu dönemdeki özelliği turnuvalara kötü başlasa bile son turlarda
üst üste galibiyetlerle üst sıralara tırmanmasıydı. Dünya Şampiyonu olduktan sonra 2800 rating
barajını geçen üçüncü oyuncu oldu (Kasparov ve Kramnik’ten sonra). 2006’da da formu devam etti,
Wijk aan Zee’de Anand ile birlikte eş puanla birinci olurken Sofya’da, “ev sahibi” olduğu M-Tel Ustalar
Turnuvası’nı da kazandı. 2006’nın sonunda ise ünvanını tuvalet skandalının da damgasını vurduğu
maçta kaybetti ve bu maçtan sonra menajeriyle birlikte eleştirilere hedef oldu. Meslektaşları,
Profesyonel Satranççılar Birliği, Danailov’u kınayan bir açıklama yaptı. Ayrıca, Karpov, Spassky,
Korchnoi ve Anand gibi isimler tarafından da eleştirilen Topalov, kamu oyunun gözündeki imajının
zedelenmesine engel olamadı. Maçtan sonra FIDE’nin yeterli meblağı bulan ve 2700’ün üstündeki
her oyuncuya Dünya Şampiyonu ile maç yapma hakkı veren maddesine dayanarak (aynen Topalov
ve Kramnik’in oynadığı gibi) Topalov ve Danailov yeni bir başvuruda bulunduysa da, FIDE böyle bir
maçın Dünya Şampiyonası’nda en az altı ay önce yapılması gerektiğini belirterek Antalya’da yapılan
2007’nin ilk FIDE Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda bu teklifi kabul etmedi. Topalov, 2007’de eski
formuna kavuşamadı ve FIDE rating listesinde birinci sıradaki konumunu kaybetti; fakat yine de en

parlak zamanlarına benzer bir şekilde M-Tel Ustalar Turnuvası’nı son turda galibiyeti sayesinde
kazanmayı başardı. Ayrıca, Topalov’un Kramnik’in suçlamalarına karşı nitelikte kendisine karşı da
2005’te San Luis’de ve 2007’de Corus Wijk aan Zee’de hile yaptığı ve bilgisayar kullandığı
suçlamaları geldi. Corus 2007’de Topalov, Levon Aronian ve Teimur Radjabov ile birinciliği paylaştı.
Oyun tarzı Fischer ve Kasparov’u anımsatan bir şekli de sürekli baskı arayan cinstendir. Kazanma
hırsı ve aynı zamanda modern satranca damgasını vuran bilgisayarlarla yapılan ev analizlerinin etkisi
Topalov’un oyununda rahatlıkla görülür. Ayrıca Topalov, 2800 Elo barajını geçen dört oyuncudan
birisidir.

 

 

Vladimir Kramnik (Klasik Dünya Şampiyonu:

2000-2006, Mutlak Dünya Şampiyonu: 2006-2007)
Vladimir Borisovich Kramnik, 1975 yılında Karadeniz kıyısındaki Tuapse’de doğmuştur. Kramnik,
patriğin yani M.Botvinnik’.in satranç okulundan geçmiş isimlerden birisidir. Karadeniz kıyısındaki
80’lerin ortasında Sovyetler Birliği genelinde düzenlenen kamplara katılmıştır ve bu dönemde yaygın
olan yanlış kanının aksine Kasparov’un öğrencisi olmamış, bu kamplara katılan Kasparov’la oynama
fırsatı bulmuştur. Botvinnik ise, bu yetenekli gencin Dünya Şampiyonu olabileceğini öngörmüştü.
1992’de Rusya Satranç Milli Takımı’nda yer alması 16 yaşında ve büyükusta ünvanına sahip
olmadığı için eleştirildiyse de Garry Kasparov bu tercihe destek oldu. Ertesi yıl, 1993’te rating
listesinde üçüncü sırada yer alan Vassily Ivanchuk’u da yenerek Linares’te beşinci oldu. Aynı yıl
Biel’deki Interzonal’de ikinci oldu. Adaylar Maçları’nda ise Yudasin’i eledikten sonra Gata Kamsky’e
PCA Dünya Şampiyonası’nda Boris Gelfand’a ise FIDE Dünya Şampiyonası’nda elendi. 1995’te en
önemli elit turnuvalardan olan Dortmund’u yenilgisiz kazandı. 1996 ve 1998 yıllarında Dortmund’u üç
kez üst üste kazandı. 1997’de Shirov’a karşı oynadığı Adaylar Maçı’nı kaybetse de 1990’ların
ortalarında itibaren Anand ile birlikte Kasparov’a karşı en büyük tehdidi oluşturacak oyuncu olarak
gösterilmeye başlandı. 1999’daki FIDE Dünya Şampiyonası’nda Tiviakov, Korchnoi ve Topalov’u
eledikten sonra çeyrek finalde Michael Adams’a elendi.
2000 yılında Londra’da 15 yıldır dünya satrancının zirvesinde olan Kasparov’u namağlup yenmeyi
başararak dünya şampiyonu oldu. Bunun Capablanca’dan beri başaran ilk dünya şampiyonuydu.
Kasparov, ilk kez bir Dünya Şampiyonluğu Maçı’nı kaybetmişti.
2002’de insanların bilgisayarlarla olan mücadelesinde o da yer aldı ve Bahreyn’de Deep Fritz ile
karşı karşıya geldi. Maçın ilk yarısını 3-1 önde tamamladıysa da maçı berabere bitirdi. 2004’te
Linares’i ilk kez kazandı, daha önce 2000 yılında Kasparov ile eş puanla birinci olmuştu. Ayrıca
Kramnik, Kasparov’dan sonra 2800 barajını geçen ilk oyuncudur.
Bundan sonra iki dünya şampiyonluğu ünvanın yeniden birleşmesi projesinde aktif taraflardan birisi
haline geldi ve bu noktada Kasparov’un bir ünvanı olmadığı için yeniden birleşmesine karşı çıktı. Bu
nedenle eleştirilen taraflardan birisi oldu. 2004’te Leko’ya maçın son partisini kazanarak skoru 7-7’ye
getirdi ve Klasik Dünya Şampiyonluğu ünvanını korudu. 2004-2006 yılları arasında sağlık sorunlarıyla
boğulşması nedeniyle formsuz bir dönem yaşadıysa da 2006’da Torino’daki olimpiyatlara sağlığı

düzelmiş ve formuna kavuşmuş olarak geri döndü. Dünya Şampiyonlukları’nı yeniden birleştirme
planları da Kasparov satrancı bıraktıktan sonra değişmişti ve yeni plana göre FIDE Dünya
Şampiyonu olan Veselin Topalov, Kramnik’in rakibi olacaktı. Bu maç iki taraf arasında gidip geldi ve
masa başında yaşanan olaylarla da satranç tarihindeki yerini aldı. Topalov, menajeri Silvio Danailov
ile birlikte Kramnik’in maç sırasında hamle sırası onda değilken hiç masada durmaması ve sık sık
tuvalete gitmesi nedeniyle bir itiraz dilekçesi yazdı. Bu ana kadar Kramnik, maçı 3-1 önde
götürüyordu. FIDE, bu itirazı haklı görüp tuvaletlerin ortak kullanılmasına karar verince de Kramnik
maçın 5.partisine gelmedi ve maçtan çekileceği iddiaları ortaya çıktı Bu noktadan sonra menajerlerin,
FIDE yöneticilerini ve iki tarafın birbirini suçladığı açıklamaların damgasını vurduğu maçta krizi çözen
iki dünya şampiyonluğunun kamuoyu tarafından birleştirilmesi isteği ve Ilyumzhinov’un Elista’ya
gelmesi oldu. İki Dünya Şampiyonu’na satranç kamuoyunun kendilerinden olan beklentilerini anlatan
Ilyumzhinov İtiraz Komitesi’ni değiştirdi ve maçın kaldığı yerden başlamasını sağladı. 12 partinin
sonunda 6-6’lık eşitlik olunca dünya şampiyonunu hızlı satranç maçları belirledi ve rapid maçları 2,5-
1,5 kazanan Kramnik “Mutlak Dünya Şampiyonu” oldu, Topalov’a ait olan kontenjanı da devraldı. V.
Kramnik bu unvanını 2007 yılında Meksika’nın başkenti Mexico City’de düzenlenen Dünya
Şampiyonluğu Turnuvası’nda Viswanathan Anand’a yenilerek kaybetti.
Kramnik, Mutlak Dünya Şampiyonu olduktan bir ay sonra Deep Fritz’e karşı Bonn’da 6 oyunluk bir
maç oynadı ve bu maçı 4-2 kaybetti. Önceden, bir kopyası eline geçmesi rağmen, Kramnik bu
programı alt edemedi ve ilk oyunda birçok otoriteye göre kazanç kaçırdıktan sonra ikinci partide tek
hamlede matı görmedi ve sonra üç beraberliğin ardından maçın son partisinde bilgisayara
yenilmekten kurtulmadı.
2007 yılında Corus Wijk aan Zee’de dördüncü olan Kramnik, Monaco Turnuvası’nda birinci oldu.
2006’daki maçta Veselin Topalov’u yendiği için Dünya Şampiyonu olarak, doğrudan Meksika’da
düzenlenecek olan Dünya Şampiyonası’nda 2-3.dereceleri paylaştı; ancak FIDE’nin Dünya
Şampiyonas’ndaki düzenlemelerine göre Meksika’daki Dünya Şampiyonası’nı kazanan Vishy Anand
ile 2008 yılında Ekim ayında Almanya’nın Bonn kentinde Dünya Şampiyonluğu maçı yaptı ve
unvanını Anand’a devretti..
Kramnik’in oyun tarzı, Karpov’a çok benzer. Konumsal ve sağlam oyununun yanı sıra kusursuz bir
oyun tekniği vardır. Oyunsonu tekniği ve pragmatik oyun tarzı da onun ayırt edici diğer özellikleridir.

 

 

Vishwanathan Anand (FIDE Dünya Şampiyonu: 2000-2002, 2007-2013)

Vishwanathan Anand, 1969’da Madras, Hindistan’da dünyaya geldi. Anand,1983’te 14 yaşındayken
9/9 ile Hindistan Gençler Şampiyonası’nı kazanarak ilk başarısını kazandı. 16 yaşında, Hindistan
Şampiyonu oldu ve bu ünvanı iki kez daha kazandı. O dönemden itibaren yıldırım zaman kontrolü
temposundaymışçasına hızlı oyanması dikkat çekiyordu. 1987’de Dünya Gençler Şampiyonu olan ilk
Hintli oyuncu oldu. 1988’de ise Hindistan’ın ilk Büyükustası oldu.
Arkadaşları ve medya tarafından “Vishy” olarak da anılan Anand, 1990’ların başında dünya satranç
elitine girdi. 1991’de Garry Kasparov ve Anatoly Karpov’un önünde Reggio Emilia turnuvasını
kazandı. 1991’de FIDE Adaylar Turnuvası’nda çeyrek finale çıktıysa da Anatoly Karpov’a elendi

Anand, 1995’te Profesyonel Satranççılar Birliği’nin Dünya Şampiyonası’nda Michael Adams ve Gata
Kamsky’i eleyerek Garry Kasparov’un rakibi oldu. 1995’te New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nde
Kasparov ile dünya şampiyonluğu için karşı karşıya geldi. İlk sekiz oyun beraberlikle sonuçlandıktan
sonra Anand dokuzuncu oyunu kazandıysa da sonraki beş oyundan dördünü kaybedince maçı da
7.5-10.5 kaybetti.
Anand, 2000 Yılındaki FIDE Dünya Şampiyonası’nı Alexi Shirov’u 3.5-0.5 yenerek kazanmıştır.
2002’deki FIDE Dünya Şampiyonası’na katılmadığı için ünvanını kaybetti. 2005’te San Luis’deki
FIDE Dünya Şampiyonluğu Turnuvası’nda ise Peter Svidler’le ikinciliği paylaştı. Bu sonuç, turnuva
öncesi en önemli favorilerden birisi olan Anand’ın Topalov’un atağına cevap verememesi nedeniyle
hakkında eleştiriler yapılmasına neden oldu. Bazı otoriteler ise, Topalov’un performansının
olağanüstü olduğunu belirtirken, Anand’ın az çok kendi standartlarından oynadığını ve normal
şartlarda yine birincilik mücadelesin yapabileceğini iddia ettiler.
Son yıllarda dünyanın en iyi 2-3 oyuncusu arasında yer aldı. Madras Kaplanı lakaplı Anand, müthiş
tekniği ve aynı zamanda hesaplama hızıyla konumsal oynayan kuvvetli bir bilgisayara benzer. Aynı
zamanda çok hızlı oynamasıyla da tanınır ve hızlı satrançta da dünyanın en iyi oyuncularından
birisidir. 2003’de Cap d’agde’de Hızlı Satranç Dünya Şampiyonası’nı finalde Kramnik’i yenerek
kazanmıştır. Satranç Oskarı’nı dört kez kazanmıştır: 1997, 1998, 2003 ve 2004 yıllarında. En önemli
süper turnuvalardan birisi olan Wijk aan Zee’yi beş defa kazanarak bu alanda bir rekor sahibidir..
Monaco’daki hızlı satranç-körleme turnuvasında da 1994,1997, 2003, 2005 ve 2006 yıllarında olmak
üzere tam beş defa mutlu sona ulaşmıştır. Dortmund’u 1996, 2000 ve 2004 yıllarında kazanmıştır.
Yılın en önemli elit turnuvası olarak gösterilen Linares/Morelia’yı kazandıktan sonra Nisan 2007
rating listesinde ilk kez birinci sıraya yerleşmiştir. San Luis 2005’te Svidler ile birlikte eş puanla ikinci
olduğu için Meksika’daki Dünya Şampiyonası’nda doğrudan oynamaya hakkına sahiptir. Anand,
satranç kamuoyunun en popüler şampiyonlarından birisidir ve ülkesinde bir halk kahramanı gibidir.
İspanya’da yaşayan Anand, her yıl ülkesini ziyaret etmektedir ve Anand’ın katıldığı turnuvalar
Hindistan basını tarafından dikkatle takip edilmektedir.Ülkesinde, birçok ödül kazanmıştır.
Meksika'da 14 Eylül-1 Ekim tarihlerinde yapılan Dünya Şampiyonluğu'ndan Anand baştan sona
zirveye oynadığı ve zirvede kaldığı turnuvayı 9/14 ile yenilgisiz kazandı ve turnuvayı 2-3.dereceleri
paylaşan Kramnik ve Anand'ın önünde kazanarak Dünya Şampiyonu oldu. Bu unvanını önümüzdeki
Ekim ayında Bonn'da yapılan maçta Kramnik'e karşı korudu.
Anand, aynı zamanda satranç tarihinde 2800 elo barajını geçen beş oyuncudan birisidir.

 

 

Magnus Carlsen  (FIDE Dünya Şampiyonu – 2013 – …)
Norveçli büyükusta Magnus Carlsen, 30 Kasım 1990 tarihinde doğdu.

FIDE sıralamasında 1. sıradadır ve günümüzün satranç şampiyonudur. En yüksek FIDE ELO’su
288’dir ve bu derece bir rekordur. Carlsen Popüler kültürde Satrancın Mozart'ı(The Mozart of
Chess) olarak adlandırılır.
Satranç dahisi Carlsen 2004 yılında (13,5 yaşındayken) büyükusta olmuştur ve bu onu tarihin en
genç üçüncü büyük ustası yapmıştır. 1 Ocak 2010’da (19 yaş 32 gün) dünyanın en genç 1 numarası
(FIDE listelerine göre) olmuştur. Ocak 2013 FIDE derece listesine göre, Carlsen 2861 ELO'ya
ulaşmış ve tarihin en yüksek derecesini elde etmiştir. Kasım 2013’te Carlsen, Viswanathan Anand'ı
yenmiş ve 2013 Dünya Şampiyonluk Maçı'nı kazanmıştır, böylece Dünya Satranç Şampiyonu olmuş
ve bununla kalmayıp Aralık 2014’te 2014 Dünya Satranç Şampiyonluk Maçı'nda Anand'ı yenerek
unvanını korumayı başarmıştır.

 

 

Carlsen çocukluğundan beri saldırgan oyunculuğu ile tanınmış ve yaşı ilerledikçe daha evrensel bir
oyuncu konumuna gelmiştir. Carlsen diğer yüksek dereceli satranç oyunculardan farklı olarak açılış
hazırlıklarına önem vermemiştir, bu özelliği sayesinde açılışlara daha fazla önem veren rakiplerini
şaşırtmıştır. Carlsen’in oyun pozisyonları hakkındaki ustalığı ve oyun sonu cesareti geçmiş dünya
satranç şampiyonları [[José Raúl Capablanca, Vasily Smyslov ve Anatoly Karpov’unkilerle benzerlik
göstermektedir.

 

Carlsen, 2013 Dünya Satranç Şampiyonluk maçında 9 Aralık’tan 22 Aralık’a kadar Anand’la;
Chennai, Hindistan’da karşılaşmıştır. Carlsen maçı 6,5–3,5 (5,6 ve 9. maçları kazanmış; geri kalan
maçlar berabere bitmiştir) kazanmıştır. Sonuç olarak Carlsen, yeni Dünya Satranç Şampiyonu
olmuştur.

 

Carlsen, Aralık 2014 Dünya Şampiyonluk Maçı’nda, Adaylar Turnuvası’nı kazandığı için Anand’la
tekrar karşılaşmıştır. Tekrarı yapılan maç Rusya, Soch’de 7 Aralık’ta başlamış ve 23 Aralıkta
bitmiştir. 12 maçın 11’i yapıldıktan sonra, Carlsen seriye 6.5–4.5, üstünlüğünü koymuş ve kazanmayı
garantilemiş, böylece 2014 Dünya Satranç Şampiyonu olarak unvanını korumuştur.
Carlsen Aralık 2016 da gerçekleştirilen 2016 FIDE Dünya Satranç Şampiyonası maçında, Mart
2016’da Moskova’da düzenlenen Adaylar Turnuvasını kazanan Sergey Karjakinle karşılaşmıştır.
Maç ABD, New York’ta 11 Kasım'da başlamış ve 30 Kasım’da bitmiştir. 12 maç sonunda 6-6
beraberlik nedeniyle eşitlik bozma oyunları yapılmış ve eşitlik bozma oyunlarında 2.5-1.5 skorluk
üstünlüğü sayesinde Carlsen, doğum günü olan 30 Kasım’da 2016 Dünya Satranç Şampiyonu
unvanını korumuştur.
Faydalanılan Kaynaklar
http://www.chessbase.com (Çeşitli haberler ve makaleler)
http://www.wikipedia.org (Dünya Şampiyonları ile ilgili maddeler)
Karpov, A. (1992). Karpov on Karpov: A Memoirs of a Chess World Champion by Anatoly Karpov,
Simon & Schuster.
Kasparov, G & D.Plisetsky. (2003). My Great Predecessors c. 1. Everyman, Londra.
Kasparov, G & D.Plisetsky. (2003). My Great Predecessors c. 2. Everyman, Londra.
Kasparov, G & D.Plisetsky. (2004). My Great Predecessors c. 3. Everyman, Londra.
Kasparov, G & D.Plisetsky. (2004).  My Great Predecessors c. 4. Everyman, Londra.
Kasparov, G & D.Plisetsky. (2006). My Great Predecessors c. 5. Everyman, Londra.
Korchnoi, V. (2005). Chess is My Life. Edition Olms, Berlin.
Kotov, Yudovich. (1976). The Soviet Chess School.

Ödüller sorular hakkında sanırım birkaç bilgilendirme ve kural koymak gerekecek,
Öncelikle maillerimize isim ve iletişim bilgisi eklememiz gerekiyor, Satrancın Dili’’ notasyon ile cevap
vermemiz gerekiyor’’(haftaya notasyonu anlatacağım’’ her hafta doğru cevap veren 3 izleyicimize ödül
verilecektir ( 45 tane doğru cevap var ancak bir çoğunun ismi yok veya Satrancın Resmi dili Notasyonu
kullanmadan yazılıyor, Aşağıda geçen haftaki sorunun cevabı örneğinde olduğu gibi cevap verilmedilir.)

Geçen haftaki sorumuzun cevabı: 1. Vf6 Axf6 2.Fe7 ve mat.
Soruyu doğru yanıtlayanlar:

Erdal Alabuçak
Hacı Ahmet Bektaş
Ozan Demirel
Cebrail Aslan
Mehmet Ayvaz
Barış Güner
Rıdvan Tanış
Utku Kuraş
Nazli Özgü
Sürmeli Muhsin

Haftanın sorusu : Beyaz oynar 3 hamlede Mat

 

cumhur.babaoglu@bilecik.edu.tr

Sağlıcakla ve satrancla kalın.

 

Merak

Yazar:FT Cumhur BABAOĞLU



3 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
4 Comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Enes doğdu

Kale c8 sonra vezir c8 sonra vezir g8

Hikmet Soylu

Siyah hamle yapmıyor mu , cevabın hatalı bence

ayıp

ödül nedir acaba

cihatturgut

beyaz vezir g5 oynar ve şah çeker siyah piyonla almak zorunda sonra beyaz c deki kalesini c6 oynar ve tekrar şah çeker siyahın e deki kalesini e6 oynamaktan başka çaresi yok ve oynar 3. hamle olarak beyaz e6 daki kaleyi alır ve şah çeker siyah mat olur! 🙂