Nöbetçi Eczane

Bilecik'in merkez ve ilçelerinin güncel nöbetçi eczanelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Haber Tarihi: 19 Aralık 2017, Saat 17:56 2 Yorum

» EĞİLDİN YİNE EĞİLECEKSİN!

EĞİLDİN YİNE EĞİLECEKSİN!

Bu haberi sosyal medyada paylaş



Hani enstitüleriniz, fonladığınız zibidileriniz, sizin yüksek değerlerinize inanan sümsük entelleriniz, beslediğiniz gazeteleriniz falan var ya, onlara güveniyorsunuz değil mi? Türk bankalarını soyarken adına 28 Şubat dediniz, gençlerimizi asarken adına 12 Eylül dediniz, başbakanımızı idama yollarken adına ‘ilerici darbe’ dediniz falan ya hani. Bu sefer de aynısını yapanı sanıyorsunuz he mi?

 

 

Demek bizden haraç istiyorsun. Bize diyorsun ki ‘siz kendinizi, yö­netecek kabiliyette insanlar değilsiniz. Sizi ben yönetirim. Ülkenizin yönetimini bana bırakın ki huzur bulasınız, felaha erişesiniz.

 

 

Hani enstitüleriniz, fonladığınız zibidileriniz, sizin yüksek değerleri­nize inanan sümsük entelleriniz, beslediğiniz gazeteleriniz falan var ya. onlara güveniyorsunuz değil mi? Elçilikleriniz üzerinden, televiz­yonlarınız, gazeteleriniz, daha bilmem neleriniz üzerinden, algı operasyonlarınız üzerinden, yayın evleriniz üze rin den, aşırı duyarlı lağım suratlı uzmanlarınız üzerinden, çok endişeli modernleriniz üzerinden yönettiniz ya ülkemizi bir vakit. Türk bankalarını soyarken adına 28 Şubat dediniz, gençlerimizi asarken adına 12 Eylül dediniz, başbaka­nımızı idama yollarken adına ‘ilerici darbe’ dediniz falan ya hani. Bu sefer de aynısını yaparız sanıyorsunuz he mi?

 

 

Bak efendi Biz Allah’a kılıca, kaleme ve vatana inanıyoruz Sen buraya en son askerinle geldiğinde Kurtuluş Savaşı yiğitleri bir bayrak yaptı biliyorsun dur. Hatta bilmem ne enstitüsünde ders olarak okutuyorsundur. Hah. Ne yaz,yordu o bayrağım üzerinde: “Allah-Vatan-Namus-İttihat.”

 

 

Allah’ı da, vatanı da. namusu da. ittihadı da istiyorsun değil mi?

Sen mesela meseleyi Necmettin Erbakan zannetmiştin. Daha önce de Abdülhamit senin için meselenin adı Kanuni’ydi.Vatan olduğunu bize, hepimize namus gibi bellemen adam ederek bizi baça razı, edeceği, bize efendilik edeceğini sandın sen hep.

 

 

Mesele şudur efendi:

Bu aziz topraklar, Orta Asya’nın uzak ucundan Mağrib’in Tanca sına kadar dünyadaki her bir mazlumun, her bir yoksulun, her bir mağdurun umut bilip dua ettiği topraklardır. Ga­na’daki adam da, Bosna’daki bebe de, Myanmar’daki dede de belli belirsiz, bilerek bilmeyerek Türkiye’ye dönmektedir yüzünü.

 

 

Bu niye böyledir efendi? Çünkü coğrafya kaderdir. Allah, Anadolu kıtasını kadere bekçilik etsinler diye zimmetlemiştir ümmetin ço­cuklarına.

 

 

Aslında sen de ediyorsun değil mi efendi? Dün senin değil el­çini. kralını dahi Dışında kavuğu olmaksızın, yerlerde süründüre surundüre kabul eden bu büyük şarkı her an yeniden dillere düşebi­lir. Her an yeniden bağıra çağıra Türkiye ulan’ diye gırtlak patlatan insanlar doldurabilir tüm meydanları.

 

 

Bugün gazetelerin Türkiye’den başka bir şey yazmıyorsa, televiz­yonların Türkiye’den başka bir şey konuşmuyorsa, büyütüp besledi­ğin lağım suratlılar ‘Türkiye’nin kaderi bu seçime bağlı’ diye analiz kasıyorsa bundan değil mi efendi?

 

 

Geleni görüyorsun. Ve korkuyorsun bundan. Çünkü hatırlıyorsun.
Eline kılıç geçiren Anadolu insanı dünyaya senin nizam vermene müsaade etmez.

 

 

Haydi ulan! Çağır şeytanları yardıma o halde. Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir.

İSMAİL KILIÇARSLAN

 

Kaynak:Cins

Hani enstitüleriniz, fonladığınız zibidileriniz, sizin yüksek değerlerinize inanan sümsük entelleriniz, beslediğiniz gazeteleriniz falan var ya, onlara güveniyorsunuz değil mi? Türk bankalarını soyarken adına 28 Şubat dediniz, gençlerimizi asarken adına 12 Eylül dediniz, başbakanımızı idama yollarken adına ‘ilerici darbe’ dediniz falan ya hani. Bu sefer de aynısını yapanı sanıyorsunuz he mi?

 

 

Demek bizden haraç istiyorsun. Bize diyorsun ki ‘siz kendinizi, yö­netecek kabiliyette insanlar değilsiniz. Sizi ben yönetirim. Ülkenizin yönetimini bana bırakın ki huzur bulasınız, felaha erişesiniz.

 

 

Hani enstitüleriniz, fonladığınız zibidileriniz, sizin yüksek değerleri­nize inanan sümsük entelleriniz, beslediğiniz gazeteleriniz falan var ya. onlara güveniyorsunuz değil mi? Elçilikleriniz üzerinden, televiz­yonlarınız, gazeteleriniz, daha bilmem neleriniz üzerinden, algı operasyonlarınız üzerinden, yayın evleriniz üze rin den, aşırı duyarlı lağım suratlı uzmanlarınız üzerinden, çok endişeli modernleriniz üzerinden yönettiniz ya ülkemizi bir vakit. Türk bankalarını soyarken adına 28 Şubat dediniz, gençlerimizi asarken adına 12 Eylül dediniz, başbaka­nımızı idama yollarken adına ‘ilerici darbe’ dediniz falan ya hani. Bu sefer de aynısını yaparız sanıyorsunuz he mi?

 

 

Bak efendi Biz Allah’a kılıca, kaleme ve vatana inanıyoruz Sen buraya en son askerinle geldiğinde Kurtuluş Savaşı yiğitleri bir bayrak yaptı biliyorsun dur. Hatta bilmem ne enstitüsünde ders olarak okutuyorsundur. Hah. Ne yaz,yordu o bayrağım üzerinde: “Allah-Vatan-Namus-İttihat.”

 

 

Allah’ı da, vatanı da. namusu da. ittihadı da istiyorsun değil mi?

Sen mesela meseleyi Necmettin Erbakan zannetmiştin. Daha önce de Abdülhamit senin için meselenin adı Kanuni’ydi.Vatan olduğunu bize, hepimize namus gibi bellemen adam ederek bizi baça razı, edeceği, bize efendilik edeceğini sandın sen hep.

 

 

Mesele şudur efendi:

Bu aziz topraklar, Orta Asya’nın uzak ucundan Mağrib’in Tanca sına kadar dünyadaki her bir mazlumun, her bir yoksulun, her bir mağdurun umut bilip dua ettiği topraklardır. Ga­na’daki adam da, Bosna’daki bebe de, Myanmar’daki dede de belli belirsiz, bilerek bilmeyerek Türkiye’ye dönmektedir yüzünü.

 

 

Bu niye böyledir efendi? Çünkü coğrafya kaderdir. Allah, Anadolu kıtasını kadere bekçilik etsinler diye zimmetlemiştir ümmetin ço­cuklarına.

 

 

Aslında sen de ediyorsun değil mi efendi? Dün senin değil el­çini. kralını dahi Dışında kavuğu olmaksızın, yerlerde süründüre surundüre kabul eden bu büyük şarkı her an yeniden dillere düşebi­lir. Her an yeniden bağıra çağıra Türkiye ulan’ diye gırtlak patlatan insanlar doldurabilir tüm meydanları.

 

 

Bugün gazetelerin Türkiye’den başka bir şey yazmıyorsa, televiz­yonların Türkiye’den başka bir şey konuşmuyorsa, büyütüp besledi­ğin lağım suratlılar ‘Türkiye’nin kaderi bu seçime bağlı’ diye analiz kasıyorsa bundan değil mi efendi?

 

 

Geleni görüyorsun. Ve korkuyorsun bundan. Çünkü hatırlıyorsun.
Eline kılıç geçiren Anadolu insanı dünyaya senin nizam vermene müsaade etmez.

 

 

Haydi ulan! Çağır şeytanları yardıma o halde. Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir.

İSMAİL KILIÇARSLAN

 

Kaynak:Cins

http://haber228.com/wp-content/uploads/2017/12/köşe-yazısı-eğildin-yine-eğileceksin-baş-verir-baç-vermeyiz-öğreneceksin.jpg
EĞİLDİN YİNE EĞİLECEKSİN!


2 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Tarih

Yok böyle bir yazı. Çok güzel. Geçen sefer de yazınızı okumuş çok beğenmiştim. Yine çok beğendim. Bu sadece kalemle değil yürekle yazılmış ve karşıdaki kişinin yüreğine işliyor Kaleminize, yüreğinize sağlık. Eyvallah

Köşe yazıcısı

Son zamanlarda paylaştığınız köşe yazıları gerçekten çok ilginç ve dikkatimi çekiyor bi öncekide buda çok güzel okudukça okuyası geliyor anlamları v.s v.s devamını diliyorum