MERAK

Merhaba satranç severler.. Geçen haftaki satranç köşesine göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı sizlere teşekkür ederim.

( köşe hakkında 27 adet mail aldım).Geçen hafta temasını ‘’satrancın faydaları ‘’ belirlediğim yazıma bu hafta sizlere ayrıntılı bir biçimde sunacağım.

 

Bir kare düşünün ..sonrada 64 eşit parçaya bölünmüş bir kare..üzerlerine farklı sayıları yerleştirelim.Mesela en köşelere ‘’5’’ rakamını yerleştirelim .daha sonra yanlarına ‘’3’’ rakamını derken ilk iki sırayı bu tür sayılarla donatın ve o sayıların ellerine birer kılıç verin savaşmalarını emredin!Sizce savaşın galibi kim olcaktır ? Siyahlar mı? Hayır. Beyazlar mı ? Hayır.Kazanan siz olacaksınız.Maçın kazanılıp kazanılmaması sadece oyunun bir sonucudur.Maç her zaman biter ve dostluk kalır.Sadece dostluk değil size birazdan maddeler halinde vereceğim herşey sizin yanınıza kar olarak kalacaktır.

 

 

Öncelikle tüm enerjisini (Fiziksel ve psikolojik) bir konuya yönlendirme ve yoğunlaştırma becerisini kazandırır.
Bu sporu birlikte yaptığı kişi, hem bir dost ve arkadaş, hem de sportmence mücadele edilerek alt edilmesi gereken bir rakiptir. Bu iki kişi birlikte bir sanat eseri yapmaya karar vermiş iki sanatçıdır bir bakıma. İkisi de bu uğraştan büyük zevk alırlar. Farklı sayı ve işlevlerdeki figürleri(taşları) kullanarak, bir amaca (rakip şahı mat etmeye) yönelik kombinezonlar insana bir orkestra şefi duygusunu yaşatır.

 

Bu figürlerin en güçsüzü bile önemlidir. Amaca ulaşmada her figür her an gücünün üstünde görevler üstlenebilir. Ummadık taş baş yarar. Demir kapılı, saz kapılıya muhtaçtır. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez, atasözleri satranç sporuna çok yakışır. Çünkü en önemsiz bir er amaca ulaşmada çok önemli görev alabilir.

 

Mata ulaşmak için vezir bile feda edilebilir.Bir satranç oyunu açılış, oyun ortası ve oyun sonu bölümlerinden oluşur. Bu aşamaların temel ilkelerini ön hazırlık yaparak öğrenmek gerekir. Sportif başarı, için diğer sporlar gibi çok emek isteyen bir spordur.

 

Satranççı oyun sırasında onu başarıya götürecek bir plan yapar. Her hamleden sonra bu planı değerlendirerek, gerekirse değişiklik yapar. Bu düşünme, analitik bir disiplin alışkanlığını kazandırır. Satranççı karşılaşmada yaptığı her hamleyi yazarak belgelendirir. Bu da, yazılı belgenin söze üstünlüğüne bir örnektir. Aynı zamanda her iki satranççıya verilen eşit süre (satranç saati ile) zamanın doğru değerlendirilmesi becerisini kazandırır.

 

Hızlı yapılan hamlelerin gücü düşer, uzun süre düşünülerek yapılan hamleler verilen sürenin bitmesine, dolayısıyla yenilgiye yol açar. Satranççı başlangıçtaki denkliği(iki satranççının da figürleri dolayısıyla güçleri başlangıçta eşittir.) zaman içinde üstünlüğe dönüştürebilir. Bu durumda kazanıyorum duygusuna kapılırsa üstünlüğünü dolayısıyla moralini yitirebilir.

 

 

Bu yüzden satranççılar, başarıyı korumak, başarmaktan zordur ilkesini unutmamalıdır. Bazen başlangıçtaki denge kendisi için olumsuz olarak bozulabilir. Bu durumda da yılgınlığa düşmeyip direncini sürdürmelidir.Satranç 70-80 yıllık bir ömrün 70-80hamleye indirgenmiş bir özetidir.

 

Lafı uzatmadan sizlere bu maddeleri kabul görmüş halleriyle tek tek sayacağım.
1. Kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur.
2. Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır.
3. Süratli, doğru  ve çabuk düşünebilmeye yardımcı olur, olaylara doğru yorumlarla  yaklaşabilme yeteneklerini geliştirir.
4. Kişiliği ve karekteri olumlu yönde etkiler ve geliştirir.
5. “Kendine güven” duygusu aşılar ve bunu geliştirir.
6. Kendi güç ve yeteneklerini daha iyi tanıyarak,  bireysel güç ve yetenekleri açığa çıkarmaya ve bireysel doğru kararlar
alabilmeye yardımcı olur.
7. Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır.
8. Diğer ders konularının daha iyi anlaşılıp kavramasına  yardımcı olur. Bilimselliği ön plana alarak araştırmalar yapmaya
yönlendirir.
9. Konulara karşı şüpheci yaklaşımı benimsetir, onları ezberci zihniyetten arındırır.
10. Kişileri düşünen, araştıran, yargılayan varlıklar haline getirir ve  yaratıcılıklarında özgür bırakan bir ortam hazırlar.
11. Başarıya ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla varılabileceğini gösterir.
12. Mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetir.
13. Başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha da çok çalışmanın gerekli olduğunu öğretir.
14. Başarılardan büyük hazlar duyarak daha da başarılı olmaya yönlendirir.
15. Yepyeni hedefler göstererek bu yeni hedefler doğrultusunda motivasyon sağlar.
16. Kişilerin olumsuz bir yönünü, eksikliğini, veya bir davranış bozukluğunu hızlıca ortaya çıkarır.
17. Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kazananı kutlamayı öğretir.
18. Yakın dostluklar kurup daha çok sosyalleşmeye ve sosyal yaşamının zenginleşmesine yardımcı olur.

 

Peki ya okul öncesinde ;
• Zihni ve Hayal Kurma Gücünü Geliştirir:
Çocuk oyun boyunca etkin bir düşünme pratiği içindedir. Hamle düşünür, oyun kurgular, nasıl yanıt alacağını hesaplar ve bu canlı
süreci oyun sırasında hep yaşar.

• Dikkati Geliştirir:
Oyunda yüz yüze kaldığı ve kalacağı pozisyonlar olması nedeniyle, istemediği sonuçlarla karşılaşmamak için dikkatini oyuna ve
hamlelere yoğunlaştırmak durumundadır.
• Öngörüyü Geliştirir:
Geleceğe dönük, eylemleri ile oluşacak sonuçları hesap etmek durumundadır: “ Eğer bu taşı oynarsam, yeni durumun bana yararı
ve zararı ne olacak ?” sorusunu kendisine sorar.
• Kapsamlı Düşünmeyi Öğretir, Buluş Yeteneğini Geliştirir:
Strançta her yeni hamle, aynı zamanda binlerce yeni seçenek ve olasılık demektir. Çocuk tüm satranç tahtasını ya da eylem alanını
gözden geçirmek, alacağı her kararın varacağı farklı sonuçlarını hesap etmek ve pek çok hamle seçeneği içinden kendine en
uygun olanı bulup seçmek durumundadır.
• Sabırlı Olmayı, Ölçülülüğü ve Soğukkanlılığı Öğretir:
Çocuk hareketlerini ya da hamlelerini üstünkörü yapmanın ne gibi sonuçlar doğurduğunu kavrar. Bu nedenle acele karar vermeyip,
durumu düşünüp analiz ettikten, birçok kere gözden geçirdikten ve iyice emin olduktan sonra harekete geçecektir.
• Özgüven Kazandırır:
Düşünen, değerlendiren, cesaretle karar alan, uygulayan ve sonuç alan çocuk kendine güven kazanır. İşlerin kötü gittiği
durumlarda hayal kırıklığına uğramamayı öğrenir. Yararlı bir değişiklik olabileceğini bekleme ve yeni çareler arama alışkanlığı
edinir.
• Yeni Sözcük ve Kavramlarla Tanıştırır:
Taşları tanıyıp onların nasıl hareket ettiğini öğrenir. Uygulama yaperken “düz, çapraz, arka, ileri, geri, yan, L biçimi, kare, mat,
hamle, hareket…” gibi pek çok yeni sözcük ve kavram öğrenir.
• Kurallara ve Rakibe Saygılı Olmayı Öğretir:
Bir oyun olarak satranç, çocuğun ancak kurallara/ilkelere uyması koşuluyla sürebilecektir. Rakibin de bu kurallara uymasını bekler.
• Zevk Verir ve Eğlendirir:
Belki de en önemlisi, çocuğun oyun sürecini zevkle yaşaması ve eğlendiğini duyumsamasıdır.

 

Peki ya toplumsal açıdan ele aldığımızda;
Ülkemizin sorunları ,yöneticilerde düşünce tekniği yeterince gelişmediği için gün geçtikçe artmakta ve çözümleri güçleşmektedir. Bu duruma olumlu bir katkımız olsun isteği ile Satranç eğitimini önemsiyorum.

 

2005 – 2006 eğitim öğretim yılında Satranç İlköğretim Okullarında seçmeli ders olmuştur. Beklentimiz bundan sonra Satranç Toplumumuzun gündeminde daha çok yer alacaktır.

 

Satrancın yararlarını gösteren bütün bu maddeler, Milli Eğitimin de temel amaçlarındandır, Türk Milli  Eğitimi’nin öğrenciler tarafından kazanılmasını istediği temel davranışlardır. Bu kadar pozitif etkisi olan bir araç kesinlikle bir ‘EĞİTİM ARACI’dır.

 

Yeryüzünde başka hiçbir araç, bu kadar olumlu davranışların hepsini birden bireylere kazandıramaz!

 

Öyleyse, çocuklarımızın olabildiğince küçük yaştan başlayarak ‘Kişilik gelişiminde satrancın pozitif etkilerinden yararlanma’ amaçlanmalı, çocuklarımızın olumlu davranışlar sergilemelerini sağlamaya çalışmalı  bu amaç  bir  ‘görev’ olarak benimsenmelidir.

 

Özet olarak satranç;
Satranç karmaşık ve kontralar üzerine kurulu bir oyundur. Oyun belirli kurallar üzerine kurulu olsada hayal gücü ve yaratıcılık ister.

 

Oyuncular ileriyi düşünerek o anı oynarlar. Zorlu matematik veya fen problemleri kadar iddialı ama eğlencelidir. Düşünülerek adım adım ilerlenir ama cazibesi…….. Satranç karmaşık ve kontralar üzerine kurulu bir oyundur. Oyun belirli kurallar üzerine kurulu olsa da hayal gücü ve yaratıcılık ister. Oyuncular ileriyi düşünerek o anı oynarlar. Zorlu matematik veya fen problemleri kadar iddialı ama eğlencelidir. Düşünülerek adım adım ilerlenir ama cazibesi heyecandır. Belkide bu olağanüstü dengeleri oluşturan zıtlıklar nedeniyle satranç çocuklar için mükemmel bir spordur (oyundur).

 

Satranç 2 bin yıldır var olmasına rağmen eğitimde değerli bir araç olarak kullanılabilmesi yeni yeni kavranılmaktadır. 1997 yılında yapılan araştırmalar matematik, fen ve okuma alanlarında görülen başarıların arkasındaki gizli başarının satranc sporuna ait olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte kavrama yeteneğindeki ciddi gelişmenin yanısıra bilgiye ve mantığa dayalı çıkarımlarda, varsayım, stratejik düşünebilme, mantık, geleceği kurgulama ve karar verme gibi alanların gelişiminde satranç çok önemli rol oynamaktadır.

 

Zihin ile ilgili konular dışında, satranç sporunun; kişisel değerleri güçlendirme, başkalarına saygılı olma, sabır ve
farklı bakış açılarını kabullenebilme gibi sosyal davranışların üzerinde de etkisi çok önemlidir.

 

Yine yapılan araştırmalar göstermiştir ki satranç sporu için gerekli olan beceriler dil öğrenmek için gerekli olan becerilerle benzerlik göstermektedir. Özetle, teknik bilgi ( taşların ve hareketlerinin öğrenilmesi, açılışlar ve diğer yöntemler) ve bu bilginin uygulanmasından ibarettir.

 

Edinilen bilgi eğitim ve deneysel geri bildirimle desteklenerek geliştirilir. Öğrencilerin otomatik olarak
daha karmaşık düşünme becerilerini kazanması sağlanır. Bilim adamları, matematikçiler ve satranç sporcuları arasında yapılan karşılaştırmalarda düşünme tarzlarının yeni fikirlerden çok kaliteli yaratıcılık şeklinde olduğu gözlenmiştir.

 

Satranç, eskinin yeni çağdaş kültüre en değerli hediyesidir. Bu değer zaman içinde karşılaştığımız her sınıf insan ile, konuşulan her dilde, tüm uluslarda, hem erkek hem de kadınlar tarafından test edilmiş yegane olgudur. Öylesine nadir bir değerdir ki ; öğrenme, öğretme, paylaşma, yaratma, rekabet etme, eğlenme, başkalarına ve kendimize zarar vermeden faaliyette bulunduğumuz tek aktivitedir. Satranç bütün bu aktiviteleri içine alır ve bunun karşılığında yalnızca istediği : Meraktır.

 

Bir toplum satranç dünyasında kendinden söz ettirmeye başladığı zaman, aradığı güneşe merdivenini dayamış olacaktır’

 

“Haftaya 2000 yıllık tarihin en eskimeyen oyununu kusursuz tarihini sunacağım.”

 

Geçen haftaki sorumuzun cevabı Af3 # .
Sorumuzu doğru olarak cevaplayan okuyucularımız;
Utku Kuraş,Cebrail Aslan,Erdal Alabuçak,Nazli Özgü,Ridvan Taniş,Nurefşan Günaydın,Mehmet Ayvaz ; ödülleri olan cep satrancı için Yazarla iletişime geçebilirler.

 

( doğru cevabı verip ismini not düşmeyen okuyucularımızda mevcut , bir de küçük hatıurlatma , Santranç değil SATRANÇ doğrusu)

 

1851 yılında Londrada oynanmış olan ölümsüz partiden;

2 hamlede beyazlar oyunu kazanırlar ama nasıl?
cumhur.babaoglu@bilecik.edu.tr

Sağlıcakla ve satrancla kalın.

 

Merak

Yazar:FT Cumhur BABAOĞLU

7 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
7 Comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Ozan DEMİREL

Mail’den cevap gönderildi 🙂

ak saçlı

Vf6+ Axf6 Fe7++

KORAY TÜRKEN

BEYAZ VEZİR F7 YE 2.HAMLE BEYAZ VEZİR F8 E

selim ok

çok güzel yazı olmuş

Barış GÜNER

Mail ile cevap gönderildi

ayşe

Satranç ile ilgili çocuk ve gençlerimize vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler

murat

beyaz vezir f6 atf6 fil e7

Copyright © 2012 - 2019 Haber228 - Tüm Hakları Saklıdır.