TÜRKİYE NASIL KURTULUR? – Bilecik Haber | Haber228 | Bilecik Haber | Haber228

Nöbetçi Eczane

Bilecik'in merkez ve ilçelerinin güncel nöbetçi eczanelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Haber Tarihi: 3 Mayıs 2018, Saat 17:59 1 Yorum

» TÜRKİYE NASIL KURTULUR?

TÜRKİYE NASIL KURTULUR?

Bu haberi sosyal medyada paylaş



Türkiye’nin kuruluşu için öncelikle, kendi aidiyetimizi, aktüel bağlılığımızı, dünya sistemiyle ilişkimizi iyice düşünüp zihniyet devrimi gerçekleştirilmeli, şuurlu bir iade ortaya koymalıyız.

 

Cumhuriyet döneminde ya da modernleşme tarihimizle başlamadı, ilk gündem duraklamaya geçtikten sonra ülkenin ilişkin en ünlüsü oldu. Türkiye’nin nasıl kurtulacağına dönemi çıkış Bey olmak üzere onlarca risale yazılı Osmanlı çok teorileri genellikle bir iktisadi siyasi program uygulamaktan da rehabilite edici reforma yönlendirici ya da Islahata dayalı, kriz nemlerinin terminolojisiyle söylenirse palyatif yani yara bandına dayalı teklifler içeriyordu.

 

Özeti çok basit:eski düzene dönmek.

Nasıl dönülecek, zaman değişmiş, Yeni Çağ bile olsa teknoloji, dil, bir zihniyet yenilenirken eskiye dönmenin imkânı var mı, bu çok ciddi sorun olarak kaldı. Geleneği yeniden üretme kavramı esasında çok “modern” bir arayışı gösterir. Geleneğin nasıl üreti- leceğinin yolunu Türk modernleşmesi tüm teknik ve teknolojik cihazı alıp folklorik unsurları dışlamakta buldu.

 

Gelenek kavramı bile burada ciddi ciddi cephe boşluklar bıraktı, içi bir türlü doldurulamadı mıyız Bu yüzden Imparatorluk duraklamasının klasik sisteme dönüş teorisi bir yanıyla “Şe-Fermani’n riata dönüş” demekti…

 

Anlaşılan o ki islamı Evet, bu gir düşünceden bir sapma vardı kurtarma Mesele geri kalma olunca o zaman anla Tanzima siliyor ki dinin “ilerleme/terakki”ye dayalı Kanuni Es yönünün yeniden gözden geçirilmesi gerekiyordu hukuki islam düşüncesinin yenilenmesi esasında Batıda gözlenen Aydınlanmacı, reformist hareketlerin takip edilmesine bağlı uyum programını da içerir Aynen Lale devrinde olduğu gibi…

 

Lale i değerlendirebilir lale devrini ilk modernleşme çabası olarak miyiz, köşkler ve yiğin hedonist imgeyle birlikte ilk ve erken imalathanelerin, fabrika öncesi yapıların yıkılmasını da düşünürsek evet.

 

Esasında risalelerdeki geleneksel yönetim anlayışına dönüp Patrona Halil özelinde imparatorluktaki halk, gelenekçiler yapmış kapitalizme olmasa da çağın getirdiği tekniğe ulaşmasına engel olmuşlardı. Türkiye’nin kurtuluşuyla ilgili iki temel çaba, çıkarım, metottan b sedebiliriz. ilki ve en çok kullanılıp en az sonuç vereni devlet idaresinin bir kalkınma programı uygulama, projelerle kısa vadeli çözümler arama yöntemidir. Cumhuriyet dönemindeki Devlet Planlama Teskı latu ve planlı ekonomi çabası bunun müessese boyutunu oluşturur imat’i bu ikincisi ve en önemlisi yenilenme, kurtulma, büyük olma için bilinçli bir bilinç in, şu n ele alabilir urlu bir irade”nin radeli bir irade”nin a da Islahat harekete geçmesi, tikanıkliği aşmak için Kanuni Esasi’yi yerinden kalkması dir…

 

Hareket için kımıldamak kâfi! yönelikti.

Gerek irade için gidişata yönelik kalbeden erek Ferman ve aklın çalışması yeter de artar bile i olsun, iktisadi” Bu iki yöntemden daha çok birincisine yönelen Türk düşüncesi, devlet idare- en çok “siyasi si nihayetinde çıkış için biraz da dünya züm önerilerini sisteminin yönlendirmesine maruz kaldı diyordu. Duyun-u Umumiye’den ilk borcun alınmasına kadar Türkiye’yi kurtaracak çareler devreye sokuldu Tanzimat’ bu cepheden ele alabilir miyiz, ya da Islahat Fermani’ni, Kanuni Esasi’yi…

 

Evet, bu girişimler de Türkiye’yi kurtarmaya yönelikti. Gerek Tanzimat gerek Ferman ve Kanuni Esasi olsun, iktisadi” reçetelerden çok siyasi-hukuki” çözüm önerilerini çekiyordu. Son dönem devlet adamı, aydını, kalkınmayı, kur Evet, tulusu bir iktisadi dönüşüm biçiminde görmüyor, dünya sistemine uyum olarak telakki ediyordu. Bu bir zihniyet dönüşümüdür… Tanzı teki girişimlerin altında “Batinin tepkisini çekmekten” kaçınma vardır. Tüm islahat girişimleri ve yenileşme çabaları hukuku egemen Batı modeline uyumlu kilmaya çalışın; bizim klasik devletliğimizdeki gavur ile Müslüman ayrıştıran modelden “müsavatu denkliği” hatta Batinin “üstünlüğü”nü öne çeker. Böylece Batının saldırmasından, hısmindan kacacağımızı düşünürüz. yönetiminin altında da yine imparatorluk dahilinde “de mokratık anlayışını getirmekten çok devlet idaresine gayri müslimleri de katarak “batisi engellemek” vardir.

 

Bu girişimler beklentileri karşiladi mi, hayır, kocaman bir hayal kırıklığı yarattı. Gayri Müslimlerle devlet yönetmenin imkânsizliği Tanz mat Islahat Fermani-Meşrutiyet deneyimiyle bariz olarak tecrübe edildi.

 

Kalkınma Modelleri

Cumhuriyet idaresi ittihatcıların milli ekonomi deneyimini sürdürdü, yeni zenginlerden burjuva çıkar Temel mayyine başaramadı.

 

Konular gerici İzmir iktisat Kongresi, devletçiliğe geçiş erbestiyet, liberal denemeler de Tür eğitimi, Ke ye’nin kurtuluşu için çare olmadı. dindarların da İnönü dönemiyle birlikte toprak meselesi gündeme gelirken, Turancılık, yaptığı taassu hürriyeti, irti nasyonalizm, sosyalizm devreye girmeye başladi. Amerika’nin dünya sisteminin ahlaklı halkın başına geçmesiyle beraber ona uyumlu maneviyatla Demokrat Parti iktidarı devraldı.

 

Mesela hem batıcı Kemalist çevrelerin de milliyeci İslamci muhafazakarların da ortak kanaati aydın sorununu çözmek! al tartışma Kemalistler emperyalistlerin uşaklığını yapanlarımız ilerici dindarlarin, gericilerin, irticaclarin önünün arşitliği, din kesilmesi yok edilmesini düşünürken kar- emalistlerin de sl taraf ilerici kimlik altindaki gerici Baya tersinden vurgu ajanı aydınlarin yok etmek isteyen ortadan kaldırılmasın, din eklif eder icayi durdurmak, tarih şuuru Kemalistler ulusalci tezlerini savunur SImlarla a kalkınma, özellikle Demokrat tam.

 

Parti serbestliklerinden sonra, çağdaşlaşma, darmuhafazakârlar “millilik kavramın devreye sokar. Has milli kelimesi 60’larda bilimi alma tüm ideolojilerin, kesimlerin ortak dilini erinedir. karsilar, darbeciler “Milli Demokratik Devrim derken milliyetçi-muhafazakâr-islamcılar milli ekonomi, milli ahlak, mil tarih, mi dünya görüşü, milli değerlerin yeniden ikamesini talep eder Diriliş kavram da bu dönemde belirginleşir, islam medeniyetinin dirilişini şslamci aydınlar biraz da tercümelerin etkisiyle geliştirir. Kurtuluş cahili din anlayışının, geleneksel islam’in yerine isla mi toplumun, İslam devletinin, islam Cumhuriyeti’nin kurulmasına Necip Fazıl için Islami nizamin inşasına, Topçu’ya göre 1071 ruhuna dönüşe bağlıydı.

 

 

Bu da yine bir zihniye meselesiydi Bizde her şey devletle baslar devletle biter evet ama ayni zamanda modernleşmenin yol verdiği grup, cemaat aidiyetinin kendi özerk alanını kurması, bireysel kurtuluşun mutlaklaştırılması çözülmemizi hızlandırır. Sonuçta ne kalkınabildik ne kurtulabildik ne de selamete çıkabildik hala beka kaygısı ile varız.

 

Neyden kurtulacağımızı bilmeden kurtuluş senaryosu çizenler hep bir rehabilite gerçekleştirdi. Türkiye’de fikir hayatından siyasete kadar her konuyu, hayati meseleyi yüzleşmek, cok atmaya, rehabilite yerine Sümen al etmeye çalısiyoruz kendi aidi. Kurtuluş için öncelik yetimizi, aktüel bağlılığımızı, dünya sistemiyle ilişkimizi iyice düşünüp evrimi gerçekleştirmeli zihniyet şuurlu bir irade orta koymalıyız. En basta bir kendimize de sahip olmalıyız!

 

ERCAN YILDIRIM

Türkiye’nin kuruluşu için öncelikle, kendi aidiyetimizi, aktüel bağlılığımızı, dünya sistemiyle ilişkimizi iyice düşünüp zihniyet devrimi gerçekleştirilmeli, şuurlu bir iade ortaya koymalıyız.

 

Cumhuriyet döneminde ya da modernleşme tarihimizle başlamadı, ilk gündem duraklamaya geçtikten sonra ülkenin ilişkin en ünlüsü oldu. Türkiye’nin nasıl kurtulacağına dönemi çıkış Bey olmak üzere onlarca risale yazılı Osmanlı çok teorileri genellikle bir iktisadi siyasi program uygulamaktan da rehabilite edici reforma yönlendirici ya da Islahata dayalı, kriz nemlerinin terminolojisiyle söylenirse palyatif yani yara bandına dayalı teklifler içeriyordu.

 

Özeti çok basit:eski düzene dönmek.

Nasıl dönülecek, zaman değişmiş, Yeni Çağ bile olsa teknoloji, dil, bir zihniyet yenilenirken eskiye dönmenin imkânı var mı, bu çok ciddi sorun olarak kaldı. Geleneği yeniden üretme kavramı esasında çok “modern” bir arayışı gösterir. Geleneğin nasıl üreti- leceğinin yolunu Türk modernleşmesi tüm teknik ve teknolojik cihazı alıp folklorik unsurları dışlamakta buldu.

 

Gelenek kavramı bile burada ciddi ciddi cephe boşluklar bıraktı, içi bir türlü doldurulamadı mıyız Bu yüzden Imparatorluk duraklamasının klasik sisteme dönüş teorisi bir yanıyla “Şe-Fermani’n riata dönüş” demekti…

 

Anlaşılan o ki islamı Evet, bu gir düşünceden bir sapma vardı kurtarma Mesele geri kalma olunca o zaman anla Tanzima siliyor ki dinin “ilerleme/terakki”ye dayalı Kanuni Es yönünün yeniden gözden geçirilmesi gerekiyordu hukuki islam düşüncesinin yenilenmesi esasında Batıda gözlenen Aydınlanmacı, reformist hareketlerin takip edilmesine bağlı uyum programını da içerir Aynen Lale devrinde olduğu gibi…

 

Lale i değerlendirebilir lale devrini ilk modernleşme çabası olarak miyiz, köşkler ve yiğin hedonist imgeyle birlikte ilk ve erken imalathanelerin, fabrika öncesi yapıların yıkılmasını da düşünürsek evet.

 

Esasında risalelerdeki geleneksel yönetim anlayışına dönüp Patrona Halil özelinde imparatorluktaki halk, gelenekçiler yapmış kapitalizme olmasa da çağın getirdiği tekniğe ulaşmasına engel olmuşlardı. Türkiye’nin kurtuluşuyla ilgili iki temel çaba, çıkarım, metottan b sedebiliriz. ilki ve en çok kullanılıp en az sonuç vereni devlet idaresinin bir kalkınma programı uygulama, projelerle kısa vadeli çözümler arama yöntemidir. Cumhuriyet dönemindeki Devlet Planlama Teskı latu ve planlı ekonomi çabası bunun müessese boyutunu oluşturur imat’i bu ikincisi ve en önemlisi yenilenme, kurtulma, büyük olma için bilinçli bir bilinç in, şu n ele alabilir urlu bir irade”nin radeli bir irade”nin a da Islahat harekete geçmesi, tikanıkliği aşmak için Kanuni Esasi’yi yerinden kalkması dir…

 

Hareket için kımıldamak kâfi! yönelikti.

Gerek irade için gidişata yönelik kalbeden erek Ferman ve aklın çalışması yeter de artar bile i olsun, iktisadi” Bu iki yöntemden daha çok birincisine yönelen Türk düşüncesi, devlet idare- en çok “siyasi si nihayetinde çıkış için biraz da dünya züm önerilerini sisteminin yönlendirmesine maruz kaldı diyordu. Duyun-u Umumiye’den ilk borcun alınmasına kadar Türkiye’yi kurtaracak çareler devreye sokuldu Tanzimat’ bu cepheden ele alabilir miyiz, ya da Islahat Fermani’ni, Kanuni Esasi’yi…

 

Evet, bu girişimler de Türkiye’yi kurtarmaya yönelikti. Gerek Tanzimat gerek Ferman ve Kanuni Esasi olsun, iktisadi” reçetelerden çok siyasi-hukuki” çözüm önerilerini çekiyordu. Son dönem devlet adamı, aydını, kalkınmayı, kur Evet, tulusu bir iktisadi dönüşüm biçiminde görmüyor, dünya sistemine uyum olarak telakki ediyordu. Bu bir zihniyet dönüşümüdür… Tanzı teki girişimlerin altında “Batinin tepkisini çekmekten” kaçınma vardır. Tüm islahat girişimleri ve yenileşme çabaları hukuku egemen Batı modeline uyumlu kilmaya çalışın; bizim klasik devletliğimizdeki gavur ile Müslüman ayrıştıran modelden “müsavatu denkliği” hatta Batinin “üstünlüğü”nü öne çeker. Böylece Batının saldırmasından, hısmindan kacacağımızı düşünürüz. yönetiminin altında da yine imparatorluk dahilinde “de mokratık anlayışını getirmekten çok devlet idaresine gayri müslimleri de katarak “batisi engellemek” vardir.

 

Bu girişimler beklentileri karşiladi mi, hayır, kocaman bir hayal kırıklığı yarattı. Gayri Müslimlerle devlet yönetmenin imkânsizliği Tanz mat Islahat Fermani-Meşrutiyet deneyimiyle bariz olarak tecrübe edildi.

 

Kalkınma Modelleri

Cumhuriyet idaresi ittihatcıların milli ekonomi deneyimini sürdürdü, yeni zenginlerden burjuva çıkar Temel mayyine başaramadı.

 

Konular gerici İzmir iktisat Kongresi, devletçiliğe geçiş erbestiyet, liberal denemeler de Tür eğitimi, Ke ye’nin kurtuluşu için çare olmadı. dindarların da İnönü dönemiyle birlikte toprak meselesi gündeme gelirken, Turancılık, yaptığı taassu hürriyeti, irti nasyonalizm, sosyalizm devreye girmeye başladi. Amerika’nin dünya sisteminin ahlaklı halkın başına geçmesiyle beraber ona uyumlu maneviyatla Demokrat Parti iktidarı devraldı.

 

Mesela hem batıcı Kemalist çevrelerin de milliyeci İslamci muhafazakarların da ortak kanaati aydın sorununu çözmek! al tartışma Kemalistler emperyalistlerin uşaklığını yapanlarımız ilerici dindarlarin, gericilerin, irticaclarin önünün arşitliği, din kesilmesi yok edilmesini düşünürken kar- emalistlerin de sl taraf ilerici kimlik altindaki gerici Baya tersinden vurgu ajanı aydınlarin yok etmek isteyen ortadan kaldırılmasın, din eklif eder icayi durdurmak, tarih şuuru Kemalistler ulusalci tezlerini savunur SImlarla a kalkınma, özellikle Demokrat tam.

 

Parti serbestliklerinden sonra, çağdaşlaşma, darmuhafazakârlar “millilik kavramın devreye sokar. Has milli kelimesi 60’larda bilimi alma tüm ideolojilerin, kesimlerin ortak dilini erinedir. karsilar, darbeciler “Milli Demokratik Devrim derken milliyetçi-muhafazakâr-islamcılar milli ekonomi, milli ahlak, mil tarih, mi dünya görüşü, milli değerlerin yeniden ikamesini talep eder Diriliş kavram da bu dönemde belirginleşir, islam medeniyetinin dirilişini şslamci aydınlar biraz da tercümelerin etkisiyle geliştirir. Kurtuluş cahili din anlayışının, geleneksel islam’in yerine isla mi toplumun, İslam devletinin, islam Cumhuriyeti’nin kurulmasına Necip Fazıl için Islami nizamin inşasına, Topçu’ya göre 1071 ruhuna dönüşe bağlıydı.

 

 

Bu da yine bir zihniye meselesiydi Bizde her şey devletle baslar devletle biter evet ama ayni zamanda modernleşmenin yol verdiği grup, cemaat aidiyetinin kendi özerk alanını kurması, bireysel kurtuluşun mutlaklaştırılması çözülmemizi hızlandırır. Sonuçta ne kalkınabildik ne kurtulabildik ne de selamete çıkabildik hala beka kaygısı ile varız.

 

Neyden kurtulacağımızı bilmeden kurtuluş senaryosu çizenler hep bir rehabilite gerçekleştirdi. Türkiye’de fikir hayatından siyasete kadar her konuyu, hayati meseleyi yüzleşmek, cok atmaya, rehabilite yerine Sümen al etmeye çalısiyoruz kendi aidi. Kurtuluş için öncelik yetimizi, aktüel bağlılığımızı, dünya sistemiyle ilişkimizi iyice düşünüp evrimi gerçekleştirmeli zihniyet şuurlu bir irade orta koymalıyız. En basta bir kendimize de sahip olmalıyız!

 

ERCAN YILDIRIM

http://haber228.com/wp-content/uploads/2018/04/TÜRKİYE-NASIL-KURTULUR.jpg
TÜRKİYE NASIL KURTULUR?


1
Bu Habere Yorum Yapmak İstermisiniz?

1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
kim ki

Orta asyadan Söğüt’e kadar göçebe otlatıcı kültür idik. Söğüt’te kadınlar vce çocuklar tarım (yerleşik düzene geçiş) toplumu oldu, erkekler ise savaşlar vasıtası ile göçebeliğe (fütuhata) devam etti. Herşey taki Viyana kuşlatmasına kadar iyi gitti. Savaş ganimeti tatmin ediyordu. Ne zaman duraklama başladı Osmanlı da sorunlar da tavan yaptı. Türkiye Cumhuriyeti kurulunca (dış izolasyonun etkisi de var tabi) Türkiye de hapsolan bir Türk halkı oldu. Bu sefer ganimetin yönü birbirine kazık atmak, birbirinden çalmaya döndü. Karşısındakini öldürmeyecek kadar alırsan, ileride de tekrar alabilirsin (otoriye ve kişiler bazında) anlayışı şu an işleyen mekanizmadır. Eskiye dönmek için savaş ekonomisini canlandirmak, halkın unuttuğu ve… Devamı »