Sıradan bir gün geçirirken cep telefonunuzun çalması ve karşıdaki kişinin “Karakoldan arıyorum, ifadeniz için hemen gelmeniz gerekiyor” demesi hemen herkeste büyük bir panik yaratır. Hakkınızda hiçbir şikayet olmadığını düşünseniz bile, bu telefon araması geri dönüşü olmayan hukuki bir sürecin başlangıcı olabilir.
Peki, polisin kapınıza kağıt (tebligat) göndermeden doğrudan cep telefonunuzdan araması yasal mı? “Yarım saate burada ol” baskısına uymak zorunda mısınız? Gitmezseniz ne olur? İşte Yargıtay kararları ışığında telefonla ifadeye çağrılmanın bilinmeyenleri…
Sahte Polis mi, Gerçek Polis mi?
Son yıllarda “kendini polis veya savcı olarak tanıtan” dolandırıcıların sayısındaki artış, vatandaşları haklı bir şüpheye itiyor. Yargıtay’ın güncel kararlarına göre; arayan kişinin polis olduğuna inanmayıp telefonu kapatmanız hukuken “makul bir gerekçe” sayılıyor. Uzmanlar, böyle bir arama geldiğinde karşı tarafa bilgi vermeden telefonu kapatmanızı ve ilgili karakolun veya savcılığın resmi sabit hattını kendiniz arayarak çağrıyı teyit etmenizi öneriyor. Ayrıca Türk hukukunda “telefonda ifade verme” diye bir usul bulunmuyor; telefonda sorulan sorulara ayaküstü cevap vermek sizi hazırlıksız yakalanmış bir duruma düşürebilir.
“İşim Var, Gidemem” Derseniz Ne Olur?
Telefonda “Yarım saate karakolda ol” şeklindeki süre baskılarının hukuki bir geçerliliği yoktur. İşinizi gücünüzü bırakıp o an gitmek zorunda değilsiniz, makul bir süre veya mazeret bildirebilirsiniz. Ancak çağrıyı tamamen görmezden gelmek, arka arkaya yapılan aramalara kasıtlı olarak cevap vermemek; sürecin “zorla getirme”, hatta “yakalama ve gözaltı” kararıyla sonuçlanmasına neden olabilir.
“Sadece Bilgine Başvuracağız” Tuzağına Düşmeyin
Karakoldan arayan memurların “Korkacak bir şey yok, sadece tanık olarak bilgine başvuracağız” sözü, vatandaşları en çok yanıltan ifadelerin başında geliyor. Hukuk sistemimizde “statü karmaşası” olarak bilinen bu durum son derece tehlikelidir. Karakola sadece “bilgi sahibi” (tanık) olarak giden bir kişi, memurun sorduğu bir soruya verdiği tek bir yanlış veya eksik cevapla bir anda “Şüpheli” sıfatına geçebilir ve o saniye gözaltına alınabilir.
Karakola Neden Asla Yalnız Gitmemelisiniz?
İfade sırasında avukatınız olmadan söylediğiniz veya korkuyla “okumadan imzaladığınız” tutanaklar, ileride açılacak ağır ceza davalarında yakanızı bırakmayacak en büyük delillere dönüşür. Yargıtay kararlarına göre ifade sırasında “Susma Hakkını” kullanmak suçluluğun bir göstergesi değildir ve hakime kötü görünmez.
Bir polis veya savcılık davetinde; yönlendirici sorulara maruz kalmamak, şüpheli sıfatına düşmekten korunmak ve tutanaklara hukuki şerh düşebilmek için sürecin başından itibaren mutlaka tecrübeli bir ceza avukatı ile karakola gidilmesi hayati önem taşır. Özellikle adli yoğunluğun ve karmaşık soruşturmaların çok yüksek olduğu büyükşehirlerdeki işlemlerde alanında uzman bir İstanbul ceza avukatı ile çalışmak, basit bir “bilgi verme” sürecinin hapis cezasına giden bir kabusa dönüşmesini engelleyecek en önemli kalkandır.
Kaynakça:
- Telefonla İfadeye Çağrılma: Karakola Gitmezsem Ne Olur? Erişim Adresi: https://turgutekrem.av.tr/telefonla-ifadeye-cagrilma-karakola-gitmezsem/

