YASAL FAIZ ARTIK YÜZDE 24 DEĞIL: ALACAĞINI BEKLEYENLER VE BORCUNU ERTELEYENLER İÇIN YENI HESAP
Av. Mete ÇELİK
Yıllarca dilekçelere aynı cümleyi yazdık: “…temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte…” Rakam sorulduğunda cevap da hazırdı. Önce yüzde 9’du, Haziran 2024’te yüzde 24’e çıktı. Bu yazın sonunda o kolaylık bitti. Kanuni faiz artık bir Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen sabit bir sayı değil; Merkez Bankası’nın oranına bağlı, yılda bir, bazen iki kez değişebilen bir değer.
Değişiklik sessiz geçti. Çünkü 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun’un gürültülü maddeleri arasında kaldı. Oysa cebinde bir mahkeme ilamı, bir icra dosyası ya da ödenmemiş bir fatura olan herkesi ilgilendiriyor.
Ne değişti?
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi, 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yeniden yazıldı ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Yeni kurala göre kanuni faiz oranı, Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i.
31 Aralık 2025 itibarıyla reeskont oranı yüzde 38,75 idi. Bunun yüzde 80’i yüzde 31 eder. Yani 31 Temmuz 2026’dan bu yana kanuni faiz ve adi işlerdeki temerrüt faizi yıllık yüzde 31.
Kanunda bir de ara dönem kuralı var: 30 Haziran’daki reeskont oranı, bir önceki 31 Aralık oranından en az beş puan farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i uygulanır. 2026’da bu fark oluşmadığı için ara dönem kuralı işlemedi.
Ticari işlerdeki avans faizi kuralı (m.2/2) ise değişmedi; ticari alacaklarda Merkez Bankası’nın avans oranına bakılmaya devam ediliyor.
Neden değişti?
Anayasa Mahkemesi 2025’te 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini, sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmişti (E.2024/24, K.2025/164). Haksız fiil tazminatı, sebepsiz zenginleşme gibi alacaklarda faizin bir kararnameyle sabitlenmesi, enflasyon karşısında alacaklıyı korumuyordu. İptal kararı 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecekti; 7589 sayılı Kanun bu boşluk doğmadan yeni sistemi getirdi.
Dosyadaki farkı bir örnekle görelim
1 Ocak 2026’da temerrüde düşmüş, 200.000 TL’lik bir adi alacak düşünelim. Faiz 31 Aralık 2026’ya kadar hesaplansın.
Eski alışkanlıkla, tüm yıl için yüzde 24 uygulansaydı faiz 48.000 TL olurdu.
Doğru hesap ise dönemleri ayırır:
| Dönem | Gün | Oran | Faiz |
| 01.01.2026 – 30.07.2026 | 211 | %24 | 27.747,95 TL |
| 31.07.2026 – 31.12.2026 | 154 | %31 | 26.158,90 TL |
| Toplam | 365 | 53.906,85 TL |
Aradaki yaklaşık 5.900 TL, tek bir dosyada küçük görünebilir. Ama yüzlerce dosya takip eden bir şirket, ya da büyük tutarlı bir tazminat alacaklısı için ciddi bir para. Üstelik fark her ay büyüyor.
Bu bölünmüş hesabı elle yapmak yorucu ve hataya açık. Dönemleri otomatik ayıran bir icra faizi hesaplama aracı, en azından kontrol için işe yarar.
Alacaklı tarafta ne yapılmalı?
Devam eden icra takiplerinde faiz, takip talebinde “yasal faiz” ya da “kanuni faiz” olarak istenmişse, oran değişikliği dosya hesabına yansıtılmalı. Kapak hesabı ya da ödeme hesabı yapılırken eski oranın bütün döneme uygulandığı durumlarla karşılaşıyoruz. Bu hata alacaklının aleyhine.
Yeni açılacak davalarda ve takiplerde ise faiz talebini sabit bir yüzdeyle değil, “değişen oranlarda kanuni faiz” şeklinde yazmak daha sağlıklı. Sabit oran yazarsanız, oran ileride değiştiğinde talebiniz eski rakamda donar.
Borçlu tarafta ne yapılmalı?
Borçlu için mesaj açık: borcu ertelemenin maliyeti arttı. Yüzde 31’lik faiz, enflasyona yakın bir oran. “Nasılsa faizi düşük, sonra öderim” hesabı artık eskisi kadar kârlı değil.
Öte yandan borçlunun da dikkat etmesi gereken bir nokta var: alacaklı, kanuni faizin üzerinde bir oranla takip başlatmışsa ve bu oranın sözleşmesel ya da ticari bir dayanağı yoksa, ödeme emrine itirazda faiz oranına ve işlemiş faiz miktarına ayrıca itiraz edilmesi gerekir. İtiraz süresi ilamsız takiplerde ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün. Bu süre kaçarsa fazla istenen faiz kesinleşebilir. Sürelerin ve dilekçe içeriğinin ayrıntısını icra takibine itiraz yazımda topladım.
Her ocakta yeniden bakmak gerekecek
Yeni sistemin en pratik sonucu şu: kanuni faiz oranı her yıl 1 Ocak’ta değişebilir. Ocak 2027’de geçerli olacak oran, Merkez Bankası’nın 31 Aralık 2026 itibarıyla uygulayacağı reeskont oranına bağlı. Faiz hesaplayan herkesin, avukatlar ve muhasebeciler başta olmak üzere, her yıl başında oran tablosunu güncellemesi gerekecek.
Kısacası “yasal faiz yüzde 24” bilgisi artık yalnızca Haziran 2024 ile Temmuz 2026 arasındaki dönem için doğru. Bundan sonraki her hesapta dönem ayrımı yapılmalı. Bu ayrım, icra ve iflas hukuku dosyalarında artık rutin bir kontrol kalemi hâline geldi.
Av. Mete Çelik, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Bakırköy merkezli çalışmaktadır; icra takipleri, alacak davaları ve borçlu savunmaları üzerine çalışmaktadır.

