bilecik özel çocuk akademisi
netex bilecik bayii

» Dut Yaprağından İpeğe Giden Yolun Öyküsü

Dut Yaprağından İpeğe Giden Yolun Öyküsü
Yazar: Uğur Baklacı |  Eklenme Tarihi: 16 Kasım 2020 ( 1 hafta önce ) Kızılay Her Perşembe Bilecik'te!

Tarihi İpek Yolu’nun geçtiği Bilecik’te halen sürdürülen ipek böceğinin 45 günlük serüveni kayıt altına alındı.

Bilecik Valiliğince, yumurtadan tırtıla, tırtıldan kelebeğe giden bir döngünün içinde yaşamını sürdüren ipek böceğinin koza haline gelmesi, toplanan kozaların Koza Birlik yetkililerine teslimi ile ipek olarak çekilmesine kadar olan tüm aşamaları fotoğraflandı ve video kaydı alındı.

Bilecik’te, 19. yüzyılda halkın temel geçim kaynaklarından biri durumuna gelen
ipekböcekçiliği, önemini koruyarak merkez ve ilçe köylerinde halen devam ediyor.

1940 yılında üreticilerin de katılımıyla kurulan Bursa Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (KOZABİRLİK) ve bağlı bulunduğu Bilecik 50 numaralı Koza Tarım Satış Kooperatifi, Eskişehir Sarıcakaya Koza Tarım Satış Kooperatifi Mayıslar köyündeki tesislerde canlandırılan ipekböceği yumurtalarını, Bilecik’te İpek böceği üreticilerine adreslerinde teslim ediliyor.

Bilecik’te üretilen kozaların yüzde 70’i İnhisar ilçesi ve köylerinde üretiliyor. Son yıllarda ipek böceği üretimini artırmak ve genç kuşakları da üretime dahil etmek için Koza Birlik tarafından ücretsiz dut fidanı desteği de sağlanıyor. Bu anlamda girişimcilere 1 yıllık asgari ücrete eş değer gelir elde edecek toplu ve sistemli dut bahçeleri oluşturuluyor.

Yumurtadan çıkan ipek böceği tırtılının, sadece dut yaprağı yiyerek, her bir kozadan tek parçada uzunluğu 800 – 1200 metre arasında değişen dünyanın en sağlam ipliğini ürettiği, 3 kilo ipek böceği kozasından, 2 kilo kadar ham ipek çıktığı, Tıp alanında ameliyat ipi olarak kullanılmasının yanında çelik yelek, paraşüt kumaşı, uzay sanayiinde, tekstil ve dokuma sektöründe de kullanılan ipek, bilinen en sağlam doğal iplik olduğu.

Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan çiftçiler, 45 günlük bir sürede ekonomilerine katkı sağlamak için ayrıca ipekböceği besliyor. Osmaneli ilçesine bağlı Günüören köyünde de Hatun ailesi, 3 nesildir ipek böceği yetiştirmeye devam ediyor.

– ”Gençlerimiz, 45 günlük bir çabayla ihtiyaç duyabilecekleri geliri elde edebilirler”

Vali Bilal Şentürk, bir taraftan hem geleneği yaşatmak, hem de aile bütçesine katkı sağlamak adına ipek böceği yetiştiriciliğinin Bilecik ve ilçelerinde devam ettiğini belirterek, tarihi ipek yolu denmesinin sebebinin de ipeğin ne kadar kıymetli ticaret malı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Kurtuluş savaşı döneminde Bilecik merkez ve ilçelerinde 43 civarında ipek işlemeciliği yapılan fabrikanın bulunduğunun kayıtlarda yer aldığını anlatan Vali Şentürk, şunları kaydetti:

”İpek, tarih boyunca önemli bir meta. Tarihi ipek yolu medeniyetlerin oluşmasına yol açan nüfus akışkanlığına sebep vermiş. Bu işi yapan üreticilerimizi biraz daha destekleyerek en azından yeni insanların bu işe girmesine de belki vesile olmak söz konusu olabilir. Ama bu işin, bilinen ve bilindiği yerlerde biraz daha geliştirmeye dönük neler yapabiliriz noktasında arayış içerisindeyiz. Yeni kuşak gençlerden de bu işe ilgi duyanlar olacak ki bunu ticari mahiyette ekonomisine uygun yapılabilsin. Fabrikada veya başka yerlerde, belki daha zahmetli işlerle geçinme gayreti içerisine girmek yerine, kendi köyünde imkan ve kabiliyetini en verimli şekilde kullanarak kendi işinin patronluğunu yaparak ipekböcekçiliğine yönelebilir. İnhisar’dan özellikle Eskişehir’e göç etmiş yoğun bir nüfusumuz var. Buradaki gençlerimizi 45 günlük bir çabayla hayatlarını idame ettirme noktasında daha fazla gelir elde edebileceklerini görmek için köylerine davet ediyoruz.”

Gereken desteğin özellikle işi yapanların işin sorumluluğunu alarak, karşılıksız bırakmayarak yeni geçim kapılarının oluşturulabileceğinin altını çizen Vali Şentürk, ”İpekböcekçiliğini, sadece ipekböceğini yetiştirmek için değil, ipeği işleyerek, Bilecik kadifesini ve ipekten yapılan kumaşları yeniden canlandırmalıyız. Yeniden bunu canlandırabilirsek, ipekten daha kıymetli ürünler, katma değeri yüksek ürünler üretilirse, doğal olarak ipekböceğine de verilen ehemmiyet artacaktır. Koza Birlik, hem dut fidanı temininde, hem lavra temininde, hem hasadın yapılmasında, hem de ürünün alınmasında çok iyi destekler ve imkanlar sağlıyor. 10 kutuluk bir ipekböceği lavrasından, bir yıllık ki,- o yıl dediğimiz 45 güne sığıyor- bu zaman zarfında sarf edilen emek ile beraber asgari ücretin üzerinde bir gelir elde etmek mümkün. İpekböcekçiliğinin daha da yaygınlaşmasını arzu ediyoruz.” diye konuştu.

– ”Yetiştirmesi çok zevkli”

Bilecik Merkeze bağlı Bayırköy beldesinde iki yıldır İpekböceği üretimi yapan Ayşe Ersöz, iki yıl öncesine kadar kendisinin ipekböceğini görmediğini ve eşini kendisinin teşvik ettiğini ifade ederek, böceklerin büyüdükçe bakımlarının da zevkli olduğunu ve geç saatlere kadar yanlarında oturup, böcekler dut yapraklarını yerken onların seslerini dinlediğini, dile getirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığının ipekböcekçiliğine destek verdiğini belirten İnhisar ilçesine bağlı Koyun Köy Muhtarı Gürol Emir de ipekböcekçiliğinin kendilerine babalarından miras kaldığını anlatarak, getirisinin de güzel ve daha da iyi olacağını kaydetti.

Osmaneli ilçesine bağlı Günüören köyünde 10 yaşından itibaren ipekböceği yetiştiren 80 yaşındaki Yaşariye Hatun, annesinin ve babasının da ipek böceği yetiştirdiğini söyledi.

İstanbul’da yaşayan ve Günüören köyünü ziyarete gelen muhasebeci Cavit Emir ise böceklerin dut yapraklarını yerken güzel bir ses çıkardığını, o sesi duymak ve kokuyu hissetmenin olağan üstü bir şey olduğunu dile getirdi.

İstanbul’da özel bir hastanede Göğüs Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan ve köyünü ziyarete gelen Dr. Aydanur Mihmanlı da ilk defa ipek böceği gördüğünü, köylüleriyle gurur duyduğunu ifade etti.

Pazaryeri ilçesine bağlı Karaköy köyünde yaşayan Okan Uygun da fabrikada işçi olarak çalıştığını, kalan zamanında ipek böceği üretimi yaptığını, fazla bir uğraşının olmadığını anlatarak, 40-45 günlük bir zamanda bir kutudan asgari ücret aldıklarını bildirdi.

Merkez Başköy de yaşayan 78 yaşındaki Münevver Sarıkaya da 4 katlı ahşap evde oturduğunu, evin ilk katında hayvanlarına baktıklarını, ikinci katta kendilerinin oturduğunu 3. ve 4. Katlarda ipekböcekçiliği yetiştirdiklerini anlattı.

Ev hanımı olan Yeliz Demirkapı da zor bir iş olmadığını, kendisinin de ilk başta gözünün korktuğunu ancak böceklerin büyümeye başladığını gördükçe heveslendiğini anlatarak, aile bütçesine katkı olması için bu işe girdiklerini kaydetti.

16 yaşındaki Sezin Demirkapı ise ipekböceklerinin kemiksiz değişik canlılar olduğunu ve içlerindeki sıvıdan ipek yaptıklarını dile getirerek, kozayı örüşleri daha sonra kozanın içinde kaldıklarında kelebek olmalarının güzel olduğunu söyledi.

– ”Üreticilerin evlerine 7/24 misafir oluyoruz”

Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Kozabirlik) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Işık da, Koza Birliğin 1940 yılında ipekböceği üreticilerinin üretim, finansman, pazarlama ihtiyaçlarını karşılamak ve Türkiye’deki ipekböceği gelişimini ve korunmasını sağlamak amacıyla kurulduğunu bildirdi.

80 yıllık geçmişe sahip olan kuruluşun, kurulduğu günden bugüne kadar üreticiye hizmet ettiğini belirten Işık, ”Üreticilerin sağlıklı bir şekilde ipekböceği kozası elde etmesi için 7/24 evlerinde misafir oluyoruz. Elde edilen kozalar kooperatif personelimizce Bilecik, Adapazarı, Bursa, Eskişehir ve Alanya’daki kooperatiflerdeki personellerimiz tarafından yerinden alınarak, Eskişehir Sarıcakaya ilçesindeki kooperatifimizin depolarına getiriliyor. Yani üretilen kozaları yerinden gelip alıyoruz, hiçbir pazarlama ve üretim masrafı yok.” dedi.

Bu Yazıya Kimler Ne Demiş?

1

En Yeniler Eskiler Beğenilenler
MİTAT KAPLAN

MAŞALLAH SİZE